Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici, belirlenen tarihler arasında çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme üzerine eğitim aldı. Kaleiçi yerleşkesinde uygulamalı olarak gerçekleştirilen beş günlük programda katılımcıların, geleneksel motifleri çağdaş çizgilerle birleştirerek yenilikçi ürün tasarlama becerisi kazanmaları hedeflendi. Proje sayesinde hem kurumsal kapasite artırıldı hem de özgün tasarımlar yoluyla ürün çeşitliliğine katkı sunuldu.
“Kartlarla yapılan tek dokuma sanatımız”
Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime ilişkin şunları söyledi:
“Çarpana dokuma, geleneksel el sanatlarımız arasında günümüze kadar bozulmadan ulaşan nadir tekniklerden biri. Kart sistemiyle dokunuyor olması, onu diğer yöntemlerden ayırıyor. Bu kursla unutulmaya yüz tutmuş bir sanatın yok olmadan devam etmesini hedefliyoruz. Modern yaşamla uyumlu hale getirildiğinde sürdürülebilirliği artacak. Katılımcılar ilk başta karışık bulsa da ürünler ortaya çıktıkça yerini büyük bir keyfe bırakıyor.”
“Hem ruhsal hem kültürel bir miras”
Kursiyer Ayşegül Eyyupoğlu ise sanatın kişisel gelişim ve toplumsal kimlik açısından önemine dikkat çekerek,
“Geleneksel sanatlar sadece kültürel mirası korumak için değil, aynı zamanda kişinin kendini keşfetmesi için de değerli. Eğitim süreci bize yeni fikirler kazandırdı. Sanat aracılığıyla duygusal ifade, zihinsel odaklanma, özgüven ve empatiyi geliştirdiğimizi gördük”
ifadelerini kullandı.
Coğrafi işaret süreci başlatılıyor
Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, çarpana dokumaya ilişkin coğrafi işaret başvuru süreci başlatılacak. Bu sayede geleneksel zanaatın tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale getirilmesi planlanıyor. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, imza töreninde yaptığı konuşmada projenin stratejik önemine vurgu yaptı:
“Bu çalışma sadece bir eğitim faaliyeti değil, kültürel mirasın korunmasını ekonomik fırsata dönüştüren bir adım. Çarpana, tarihsel değeri yüksek geleneksel bir teknik. Biz kaybolmasını engelliyor, yenilikle buluşturuyoruz. İlham kaynağımız ise Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayeleri altında yürütülen ‘Anadoludakiler Projesi’. Bu proje sayesinde ürünlerimizin hem yerel hem ulusal pazarda daha görünür olmasını hedefliyoruz.”
Kültürel değer ekonomik faydaya dönüşüyor
Projenin tamamlanmasıyla Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşması; modern tasarımlarla harmanlanan dokuma tekniklerinin bölgeye katma değer sağlayan bir unsura dönüşmesi bekleniyor.