Güneşin altında sıkışan şehir '' Antalya''

Sabahın erken saatlerin de güneş doğmadan yola çıkan binlerce Antalyalı, bir noktadan diğerine ulaşabilmek için adeta yarışa başlıyor. Ama bu yarışta kazanan yok. Çünkü Antalya’da yollar artık sadece araçlarla değil, sabırsızlıkla da dolu.

Şehrin kalbi olan merkezde, kısa bir mesafe bile bazen bir saat sürebiliyor. Bir yerden başka bir yere gitmek, artık zaman değil moral meselesi haline geldi. Kavşaklar yapılıyor, yeni yollar açılıyor, trafik lambaları yenileniyor ama çözüm bir türlü kalıcı olmuyor. Çünkü mesele sadece “yol” değil mesele şehir planı, nüfus artışı ve kontrolsüz büyüme.

Son yıllarda sadece yurt dışından gelen turistler değil, ülkemizden de başka şehirlerden gelen insanlar da yerleşim yeri olarak Antalya'yı tercih ediyor. Güzel iklimi, iş fırsatları ve yaşam kalitesi derken şehir, belki de kaldıramayacağı kadar yoğun göç aldı. Her geçen gün yeni bir apartman yükseliyor, ama her apartmanın önüne de bir, bazen iki araç park ediliyor. Toplu taşıma hâlâ yetersiz. İnsanlar arabasız yapamıyor. Ve sonuç olarak sabah işe giderken, akşam eve dönerken adım adım ilerleyen bir şehir haline geldik.

Yetkililerimiz çözüm arıyor elbette, yeni kavşaklar, alt geçitler, yol genişletme projeleri ama her yeni düzenlemede trafik biraz daha içinden çıkılmaz hale geliyor. Çünkü asıl sorun yolda değil, planlamada. Şehir büyüyor, ama yollar aynı kalıyor. Yeni mahalleler kuruluyor ama ulaşım ağı o mahallelerin hızına yetişemiyor. Bir toplu taşıma aracının şehir içerisinde kat ettiği kilometre çok ama çok fazla. Durak sayısı arttıkça, yükselen bina sayımız arttıkça bu kriz daha da büyüyecek.

Artık şu gerçeği görmemiz gerekiyor: Antalya’da trafiği rahatlatmak, sadece birkaç sinyal lambasını düzeltmekle ya da bir iki yolu genişletmekle olmaz. Toplu taşıma güçlenmeli, şehir merkezine araçla girmek caydırıcı hale getirilmeli, otopark düzeni yeniden ele alınmalı. Yoksa güneşin şehri Antalya, yakında trafik çilesiyle anılan bir şehir haline gelecek.

Ve en acısıda denizin kıyısında, palmiyelerin gölgesinde bile insanlar direksiyon başında sinirle beklerken, kimse şehrimizin bu güzelliğini fark edemeyecek.