Antalya’da düzenlenen açılış programında, “Zihinsel Yetersizliği Olan Çocukların Ailelerinin Güçlendirilmesine Yönelik Avrupa Dijital Ağı ve Sanal Merkez Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Avrupa Birliği Erasmus Plus KA220 kapsamında desteklenen proje ile zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin dijital araçlar ve yapay zekâ destekli öğrenme çözümleri yoluyla güçlendirilmesi, aile temelli yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesi ve kapsayıcı, sürdürülebilir bir Avrupa dijital destek ağı kurulması hedefleniyor. Projede Antalya Valiliği, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı, Finlandiya’dan Åbo Academy University, Slovenya’dan University of Maribor ile Polonya’dan Stowarzyszenie na Rzecz Innowacji i Edukacji ortak olarak yer alıyor.
Protokol ve akademisyenler katıldı
Programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, vali yardımcıları Hulusi Arat ve Tahsin Aksu, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, VICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, yabancı üniversitelerin temsilcileri ile akademisyenler ve uzmanlar katıldı.

“Bu yükün tarifi imkansız”
Açılışta konuşan Vali Hulusi Şahin,
"Bugün çok güzel, çok önemli bir uluslararası projeyi başlatmak için bir araya geldik. Her proje çok değerli ama bu proje tabii melek yavrularımızı doğrudan etkilediği için ve özel ilgiye, özel desteğe muhtaç yavrularımıza dokunduğu için ayrıca önemli. Engelli bireyi olan bir ailenin yükü tarifi imkansız seviyede. Bu yükü ne kadar azaltabilirsek, bir omuz da biz bu yükün altına koyabilirsek o kadar iyi. Hep söylüyoruz, bir toplumun gelişmişlik seviyesini özel ilgiye muhtaç bireylerine gösterdiği ilgiyle ölçebiliriz. İyi uygulama örnekleri, yenilikler böylece paylaşılacak ve dijital ağ ile beraber sürdürülebilir bir şekilde paylaşılmaya devam edilecek"
dedi.

Toplum ve medeniyet vurgusu
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise toplumların gelişmişlik seviyesinin engellilere sunduğu imkânlarla ölçüldüğünü vurgulayarak,
"Bir toplumun medeniyet seviyesi hakikaten engellilere verdiği kıymeti ve onlara sağladığı imkanlarla ölçülüyor. Biz de bu anlamda Akdeniz Üniversitesi olarak engelliler için ne yapabileceğimizi multidisipliner düşündük. Bu projenin içinde hem uluslararası üniversiteler var, Polonya'dan, Slovenya'dan, hem de birkaç fakültemiz var, Mühendislik Fakültesi, İletişim Fakültemiz ve Hemşirelik Fakültemiz gibi. Biz bu yaptığımız işle hem aileleri birbirleriyle irtibata geçirip, hem de bir dijital platform yaratmayı, bir set yaratmayı planlıyoruz. Umuyorum, sadece şu anda değil, bundan sonraki süreçte de onların ihtiyaçlarını, birbirlerini anlamalarını ve bu yolu beraber yürümelerini sağlayacak bir dijital bağlantı oluşturulacak.
Bir dijital destek platformu oluşturduklarını ve acının evrensel olduğunu söyleyen Özkan konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Bu projede farklı kültürlerden insanların bir arada olması bence çok daha farklı bir anlam katıyor aslında. Aslında acılar aynı. Siz farklı kültürden de olsanız, farklı dinden de olsanız aslında acılar aynı. Hakikaten engelli bir bireye sahip olmak onun sorumluluğu gerçekten çok zor. 24 saat hiç bitmeyen bir emek ve yorgunluk. Allah kolaylık versin onlara. Biz de elimizden geldiğince bir üniversite olarak bilim üreterek yanlarında olmaya çalışıyoruz."

"2 yılın sonunda inşa edeceğiz"
Son olarak ICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, "Hem Türkiye'de, hem Avrupa'da sürdürülebilir bir merkez aileleri desteklemek için inşa edeceğiz" diyerek şunları kaydetti:
"Bu bir Avrupa Birliği Projesi, yetişkin eğitimi KA-202 Erasmus Plus Projesi. Bu projede amacımız zihinsel engelli çocukları olan ailelerin güçlendirmesi. Çünkü hem Türkiye'de hem Avrupa düzeyinde çok ciddi sorunları var, ekonomik yükleri var, sosyal izolasyonla karşılaşıyorlar. Bakım yükleri çok ağır. Biz biliyoruz ki aileler güçlenmeden bu çocukların güçlenmesi mümkün değil. Yani ZİÇEV -(Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) ile yaptığımızda ortaklıklar sonucunda da bu ihtiyacı gördük ve bunu gidermek için de dünyada dijital değişim içinde biliyorsunuz artık ulaşılabilir, kolay, sürdürülebilir çözümlere ihtiyacımız var. Bu ailelerin güçlendirmesi için sanal bir merkez oluşturmayı ve Avrupa çapında aileden aileye bir dijital ağ oluşturmayı hedefledik Sağ olsun Türkiye Ulusal Ajansı'mız da bunu değerli buldu, bizi destekledi. 250 bin Euro'luk bir bütçesi var. Dün ortaklarımızla tam gün yönetim toplantımız vardı. Şimdi işte araştırma yürüteceğiz, uzman komitesi oluşturacağız, eğitim materyallerimizi oluşturacağız. Sanal merkezimizle entegre edip pilot uygulamalarla iki yılın sonunda, hem Türkiye'de, hem Avrupa'da sürdürülebilir bir merkez aileleri desteklemek için inşa edeceğiz."




