Dijital çağda aşk alarmı: "Depresyon riskini artırıyor"
Dijital çağda aşk alarmı: "Depresyon riskini artırıyor"
İçeriği Görüntüle

Epilepsinin yalnızca bayılma ve kasılmalarla sınırlı bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bazı hastalarda sadece dejavu hissiyle bile epileptik nöbet ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

"Epilepsi doğuştan gelmiyor"

Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla epilepsinin belirtileri ve nedenleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, epilepsinin sanıldığı gibi çoğunlukla doğuştan gelen bir hastalık olmadığını söyledi. Gömceli, epilepsinin yalnızca 5’te 1’inin genetik kaynaklı olduğunu, vakaların büyük bölümünün sonradan ortaya çıkan nedenlere bağlı geliştiğini ifade etti.

Anne karnında oksijensiz kalma, doğum sırasında doğum yolunda sıkışma ya da beyin kabuğunda meydana gelen hasarların epilepsiye yol açabileceğini belirten Gömceli, ilerleyen yaşlarda yaşanan kafa travmalarının da hastalığı tetikleyebileceğini dile getirdi. Beyin tümörleri, damar tıkanıklıkları ve kanamaları ile beyin zarını etkileyen durumların da epilepsi nedenleri arasında yer aldığını aktaran Gömceli, hastaların yüzde 80’inin doğumsal nedenlerle epilepsi hastası olmadığını vurguladı.

Gömceli,

“Hepimiz aslında birer epilepsi adayıyız. Beyni olan herkes epilepsi adayıdır. İnsanlar kadar hayvanlarda da görülen bir hastalıktır”

dedi.

“Dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir”

Epilepsi nöbetlerinin her zaman büyük kasılmalar ve bayılmalarla seyretmediğini belirten Prof. Dr. Gömceli, nöbetlerin beynin hangi bölgesinde uygunsuz elektrik üretildiğine bağlı olarak farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini söyledi.

“Büyük kasılmalı nöbetteyse bütün beyinle aynı anda bu deşarjlar ortaya çıkıyor ve hasta kontrolsüz bir şekilde bayılıyor” diyen  Gömceli, küçük lokalize nöbetlerde ise donukluk, duraksama, tuhaf hisler ve halüsinasyonlar görülebileceğini kaydetti. Gömceli,

“Sadece dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir. ‘Sanki bu anı daha önce yaşamışım gibi hissediyorum’ şeklinde, absürt biçimde sürekli tekrarlayan dejavu hissinde biz ‘epilepsi olabilir mi?’ diye düşünüyoruz”

ifadelerini kullandı.

Bazı hastalarda olmayan kokuların hissedilmesi, boğazda bir şey varmış gibi yutkunma ve yalanma hareketleri görülebildiğini söyleyen Gömceli, durup dururken bağırma, sadece gülme ya da ağlama ile seyreden nöbet türlerinin de bulunduğunu aktardı.

Nöbet sırasında neler yapılmalı?

Büyük kasılmalı nöbet geçiren hastalara nasıl müdahale edilmesi gerektiğini de anlatan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, epilepsi nöbetlerinde genellikle kasılmayı takiben bilinç kaybı yaşandığını söyledi. Hastanın çevresinde çarpabileceği cisimlerin uzaklaştırılması gerektiğini belirten Gömceli, el ya da çeneyi açmaya çalışmanın faydası olmadığını vurguladı.

Epilepsi nöbetlerinin başı ve sonu olan tablolar olduğunu ifade eden Gömceli, nöbetlerin çoğunlukla yarım dakika ile 1 dakika içinde kendiliğinden sona erdiğini söyledi. Kravatın gevşetilmesi, gözlüğün çıkarılması ve hastanın yaralanabileceği unsurlardan uzak tutulmasının yeterli olduğunu belirten Gömceli,

“Ağza kaşık ya da parmak sokmanın, kolonya veya soğan koklatmanın hiçbir faydası yok. Nöbetin bir süresi var ve hasta bu süreç tamamlandığında kendiliğinden açılır”

dedi.

Tekrarlayan nöbetlere dikkat

Nöbetin ardından hastanın kendine gelememesi ve atakların tekrarlaması durumunda mutlaka 112’nin aranması gerektiğini vurgulayan Gömceli, bilinç açılmadan art arda yaşanan nöbetlerin hayati risk taşıdığına dikkat çekti.

Muhabir: Antalya Hakkında