Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Altınkaya Mahallesi (eski adıyla Zerk), Toros Dağları’nın 1250 metre yüksekliğinde, çam ormanları ve derin vadiler arasında, antik Selge Kenti’nin kalıntılarına ev sahipliği yapıyor.

Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken bölge, hem tarih meraklılarını hem de fotoğraf sanatçılarını kendine çekiyor. “Selge” adının, Luwi/Etrüsk dilinde “derin vadi” anlamına gelen “Salaga” kelimesinden türediği, Göktürk yazımına göre ise “Usoluğu” ya da “Suoluğu” anlamına geldiği düşünülüyor.

Tarihten İzler: Savaşçılık ve Kahramanlık Dolu Bir Geçmiş

Hitit yazıtlarına göre Selge, Pisidia bölgesinde yer almakta ve halkı savaşçılıklarıyla ün salmıştır. Truva Savaşı’nda Truva Kralı Hektor’un yanında yer alan Selgeliler, bazı kentleri haraca bağlamış, Persler için paralı askerlik yapmıştır. Kentin en önemli tarihi olaylarından biri, Pednelisos ile yaptıkları savaşta aldıkları ağır yenilgidir. Daha sonra Galatlılar Kralı Amintas’a bağlanan Selge, dilini ve kültürünü korumayı başarmıştır.

Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 3 işçi mahsur
Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 3 işçi mahsur
İçeriği Görüntüle

Bizans Döneminde Selge

Bizans İmparatorluğu döneminde, Vikinglerin Bizans ordusuyla yaptıkları savaşların ardından Selge dolaylarına kaçıp izlerini kaybettirdiği rivayet edilmektedir. Ancak zamanla ticaret yollarının kıyı şehirlerine kayması ve yaşanan yağmalamalar sonucu Selge’nin nüfusu azalmış, halk bölgeyi terk etmiştir.

Antik Kalıntılar: Tiyatro, Tapınaklar ve Agora

Selge Antik Kenti, surlarla çevrili yapısı ve nöbetçi kuleleriyle korunan büyük şehir kapılarıyla dikkat çeker. Kentin en görkemli yapısı, alt katta 30, üst katta 15 cavea’dan oluşan büyük tiyatrodur. Seyirci bölümü geniş bir diazoma ile ikiye ayrılmış, üzeri taş koltuklarla donatılmıştır. Yazıtlar, burada dört yılda bir yarışmalar düzenlendiğini ve kazananlara heykel dikildiğini gösterir.

Kentin batısında Baş tanrı Zeus’a adanmış tapınaklar ve Savaş tanrısı Sanda Tapınağı kalıntıları yer alır. Bu alanın altında bir yağmur suyu sarnıcı bulunur. Doğu tarafında ise sütunlarla çevrili bir Agora ve Bizans dönemine ait bir Bazilika kalıntısı görülmektedir. Nekropol bölgesinde, yamacın kuzeyinde üç büyük mezar evi bugün hâlâ ayakta durmaktadır.

Doğanın ve Tarihin İç İçe Geçtiği Bir Bölge

Altınkaya, hem doğaseverler hem de tarih tutkunları için eşsiz bir ziyaret noktasıdır. Moka Köprüsü gibi taş bloklardan yapılmış yapılar, ziyaretçilere adeta bir zaman yolculuğu yaşatır. Selge’nin derin vadileri, Toroslar’ın büyüleyici manzarasıyla birleşerek unutulmaz bir atmosfer oluşturur.

Ulaşım Bilgileri

Altınkaya Köyü, Antalya’ya 154 km, Manavgat’a ise 77 km uzaklıktadır. Bölgeye ulaşım, kırsal yollar ve patikalar aracılığıyla sağlanmakta, bu yolculuk ziyaretçilere tarihi güzellikleri adım adım keşfetme fırsatı sunmaktadır.