Türkiye’nin geniş coğrafi alanlarından biri olan Sivas, bünyesinde barındırdığı on altı farklı ilçe ile ekonomik ve sosyal açıdan oldukça heterojen bir yapı sergilemeye devam ediyor. Son dönemde yapılan araştırmalar ve açıklanan ekonomik göstergeler, şehrin kuzeydoğusunda yer alan Doğanşar ilçesinin ekonomik refah düzeyinin diğer bölgelerin bir hayli gerisinde kaldığını somut bir şekilde ortaya koyuyor. Sivas genelindeki ekonomik dengesizliklerin en belirgin hissedildiği bu bölge, sadece il bazında değil ülke genelindeki istatistiklerde de en düşük gelir seviyesine sahip yerleşim birimleri arasında gösterilerek dikkat çekiyor. Yaşanan bu durum, bölgedeki sanayi eksikliği, sınırlı tarım alanları ve hız kesmeyen göç dalgasıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Şehrin merkez ilçeleri modern yatırımlarla kalkınırken, Doğanşar gibi kırsal ağırlıklı bölgelerin ekonomik dar boğazla mücadelesi bölge halkının temel gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
Coğrafi Engellerin Yerel Ekonomi Üzerindeki Daraltıcı Etkisi
Doğanşar ilçesinin ekonomik anlamda geri kalmasının en temel nedenlerinden biri, bölgenin sahip olduğu sarp ve engebeli arazi yapısıdır. Sivas’ın kuzey hattında, yüksek rakımlı dağların arasında yer alan bu ilçe, ulaşım ağlarının ana arterlerine uzaklığı nedeniyle ticari anlamda izole bir konumda kalmıştır. Tarım arazilerinin parçalı ve kısıtlı olması, modern makineleşmenin ve büyük ölçekli endüstriyel tarımın önünü kesmektedir. Halkın büyük çoğunluğu geçimini hala geleneksel yöntemlerle sürdürülen hayvancılık faaliyetlerinden sağlamaya çalışsa da bu üretim biçimi günümüzün piyasa koşullarında yüksek bir katma değer yaratmaktan uzaktır. Kış aylarının bölgede çok sert ve uzun geçmesi, ekonomik faaliyetlerin yılın önemli bir bölümünde durma noktasına gelmesine neden olurken, ısınma ve lojistik giderlerinin artması bölgedeki yoksulluk döngüsünü daha da derinleştirmektedir.
Göç Hareketleri Ve Genç Nüfus Kaybının Yarattığı Sosyoekonomik Boşluk
Ekonomik imkansızlıkların en acı sonuçlarından biri, Doğanşar’ın sürekli olarak dışarıya göç vermesidir. İlçede iş alanlarının yok denecek kadar az olması, özellikle genç nüfusun eğitimlerini tamamladıktan sonra veya iş bulma umuduyla büyük şehirlere, özellikle İstanbul ve Ankara gibi merkezlere yerleşmesine yol açmaktadır. Bu kontrolsüz göç, ilçedeki insan kaynağını her geçen gün eritirken, bölgenin yaşlı bir nüfus yapısına hapsolmasına neden olmaktadır. Dinamik iş gücünün bölgeyi terk etmesi, yerelde yapılabilecek küçük ölçekli girişimleri ve yatırım fikirlerini de sekteye uğratmaktadır. İlçede yaşayanların büyük bir kısmının sadece emekli maaşları veya gurbetçi yakınlarından gelen yardımlarla geçiniyor olması, bölge içi ticaretin hacmini de ciddi oranda düşürmekte ve paranın yerel döngüde kalmasını zorlaştırmaktadır.
Endüstriyel Yatırımların Eksikliği Ve İstihdam Sorunları
Sivas’ın sanayileşmiş merkezlerine kıyasla Doğanşar, üretim tesisleri açısından oldukça zayıf bir profil çizmektedir. Bölgede ne büyük ölçekli bir fabrika ne de tarıma dayalı sanayi tesisi bulunmaktadır. İstihdamın sadece kamu hizmetleri ve küçük esnaf faaliyetleriyle sınırlı kalması, ilçedeki gelir dağılımını olumsuz etkilemektedir. Özel sektör yatırımcılarının lojistik maliyetler ve nüfus azlığı nedeniyle bölgeyi tercih etmemesi, işsizlik oranlarının il genelindeki ortalamanın üzerine çıkmasına sebebiyet vermektedir. Gençlerin üretim süreçlerine dahil olamaması, bölgedeki sosyal hayata da karamsarlık olarak yansımaktadır. Sanayileşmenin getireceği katma değerden mahrum kalan ilçe, temel ihtiyaçlarını dahi dışarıdan temin etmek zorunda kalarak dış ticaret dengesinde sürekli açık veren bir ekonomik yapıya dönüşmüştür.
Kırsal Kalkınma Projelerinin Gerekliliği Ve Gelecek Beklentileri
Doğanşar’ın Türkiye’nin en düşük gelirli ilçeleri listesinden kurtulabilmesi için makro ölçekli projelerin hayata geçirilmesi kaçınılmaz görünmektedir. Bölgenin sahip olduğu doğal güzellikler ve endemik bitki yapısı, aslında ekoturizm ve butik hayvancılık için önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Ancak bu potansiyelin ekonomiye kazandırılması için altyapı çalışmalarının hızlandırılması ve yerel halkın bu konuda profesyonel eğitimlerle desteklenmesi gerekmektedir. Kooperatifçilik modellerinin yaygınlaştırılması ve bölgeye has ürünlerin markalaştırılarak büyük pazarlara ulaştırılması, ekonomik refahın tabana yayılmasına yardımcı olabilir. Aksi takdirde, devlet desteklerinin sadece sosyal yardımlar boyutunda kalması, bölgedeki yoksulluğun yapısal bir sorun olarak kalıcılaşmasına yol açacaktır. Doğanşar’ın geleceği, yapılacak olan stratejik yatırımların bu coğrafi zorlukları ne ölçüde fırsata çevirebileceğine bağlı olarak şekillenecektir.