Şehrin genel çehresini oluşturan yedi ilçe arasında, özellikle yüzölçümü ve nüfus yoğunluğu bakımından daha küçük ölçekli kalan yerleşim yerleri, bölgenin sosyal dokusunu anlamak adına kritik bir öneme sahiptir. Irak sınırına komşu olan bu bölgeler, yüksek rakımlı dağları, derin vadileri ve stratejik konumlarıyla tarih boyunca Mezopotamya’ya açılan kapıların kilit noktaları olmuştur. Günümüzde ise bu ilçeler, gelişen altyapı hizmetleri ve tarımsal potansiyelleriyle kendi kimliklerini koruyarak büyüme yolunda ilerlemektedir.

Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
İçeriği Görüntüle

Uludere İlçesinin Stratejik Konumu Ve Doğal Yapısı

Şırnak il merkezinin güneydoğu yönünde uzanan ve sarp dağların arasında bir gerdanlık gibi dizilen Uludere, bölgenin en karakteristik yerleşim birimlerinden biridir. Irak ile olan sınır hattına yakınlığı, ilçeye sadece coğrafi bir özellik değil, aynı zamanda stratejik bir derinlik de katmaktadır. İlçenin toprakları genel itibarıyla oldukça engebeli bir yapı sergilemekte, bu durum yerleşim planlamasından ulaşım ağlarına kadar pek çok unsuru doğrudan etkilemektedir. Bölgedeki köylerin birçoğu, bu zorlu coğrafya içerisinde dağınık bir düzen sergileyerek doğayla iç içe bir yaşam sürmektedir. Uludere’nin iklimi, yüksek rakımın getirdiği sert karasal etkileri barındırır. Kış aylarında beyaz örtüyle kaplanan bu topraklar, yaz aylarında ise serin yaylalarıyla nefes almaktadır. Bölgedeki akarsuların oluşturduğu vadiler, ilçenin görsel zenginliğini artırırken aynı zamanda mikro klima alanları oluşturarak bitki çeşitliliğine imkan tanımaktadır.

Demografik Hareketlilik Ve Nüfus Değişim Trendleri

Uludere ve çevresindeki nüfus verileri incelendiğinde, son on beş yıllık süreçte dalgalı bir seyir izlendiği görülmektedir. On yıl öncesinde otuz binli rakamlarda seyreden genel nüfus, zamanla kırk beş bin bandını zorlamaya başlamıştır. Bu artışın temel nedenleri arasında bölgedeki güvenlik ortamının pekişmesi ve kamu yatırımlarının artması yer almaktadır. Özellikle erkek nüfusun kadın nüfusuna oranla belirgin bir fazlalık göstermesi, bölgedeki çalışma kollarının niteliği ve görevli personelin yoğunluğu ile açıklanabilmektedir. 2022 yılı verilerine bakıldığında ilçenin toplam nüfusunun kırk beş bini aştığı görülmekte, bu da küçük ölçekli bir ilçe olmasına rağmen bölgedeki hareketliliğin devam ettiğini kanıtlamaktadır. Gülyazı ve Gevaşlı gibi mahalleler, yerel yaşamın kalbinin attığı merkezler olarak bu istatistiklerde önemli bir yer tutmaktadır. Yerleşik nüfusun büyük bir kısmı köklü aile yapılarından oluşurken, dışarıdan gelen memur ve çalışan nüfusu da ilçenin sosyal çeşitliliğine katkı sağlamaktadır.

Ekonomik Temeller Ve Tarımsal Üretim Faaliyetleri

Bölgedeki ekonomik hayatın ana damarını geleneksel yöntemlerle modern dokunuşların harmanlandığı tarım ve hayvancılık faaliyetleri oluşturmaktadır. Sanayi tesislerinin kısıtlı olduğu bu coğrafyada, halkın büyük bir bölümü geçimini topraktan ve küçükbaş hayvancılıktan sağlamaktadır. Özellikle buğday ve arpa ekimi, bölgenin iklim şartlarına uyum sağladığı için en çok tercih edilen tarımsal ürünler arasındadır. Mercimek ve çeşitli baklagillerin üretimi de yerel ekonomiye can suyu vermektedir. Hayvancılık ise geniş yaylaların varlığı sayesinde ilçenin en güçlü ekonomik kozu olmaya devam etmektedir. Doğal ortamlarda yetiştirilen hayvanlardan elde edilen ürünler, çevre illere de pazarlanarak bölgeye sıcak para girişi sağlamaktadır. Son yıllarda arıcılık faaliyetlerinde de gözle görülür bir artış yaşanmakta, Uludere’nin yüksek rakımlı çiçek florası dünyaca ünlü balların üretilmesine zemin hazırlamaktadır.

Beytüşşebap Ve Çevresindeki Kültürel Zenginlikler

Şırnak’ın bir diğer önemli ve butik ilçesi olan Beytüşşebap, il merkezine yaklaşık yüz seksen kilometre mesafede bulunarak adeta saklı bir cenneti andırmaktadır. Habur Sınır Kapısı’na yakınlığı ve dağlık arazisiyle Uludere ile benzer kaderi paylaşan bu ilçe, köklü kültürel mirasıyla ön plana çıkmaktadır. Yerel halkın el sanatlarındaki ustalığı, geleneksel müziklerin düğünlerde ve bayramlarda yankılanan sesleri, Beytüşşebap’ın ruhunu yansıtmaktadır. Doğal güzellikler açısından bakıldığında, keşfedilmemiş vadiler ve trekking rotaları doğa tutkunları için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Geleneksel mimarinin korunduğu taş evler ve dar sokaklar, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarmaktadır. İlçede yaşayan insanların misafirperverliği ve yüzyıllardır süregelen aşiret kültürünün getirdiği sosyal yardımlaşma bilinci, bölgenin en büyük manevi sermayesi olarak kabul edilmektedir. Turizm potansiyeli henüz tam anlamıyla değerlendirilememiş olsa da, doğa sporları ve kültür turları için ilçenin geleceği parlak görünmektedir.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım