Roma döneminden günümüze uzanan köklü geçmişiyle Serik’teki Kısık Kalesi, hem kültürel mirası hem de stratejik konumuyla dikkat çekiyor.
Roma’dan Bizans’a Uzanan Tarihi Yolculuk
Antalya’nın Serik ilçesinde, Akbaş Mahallesi’ne bağlı Nanalı Yaylası yolunda yükselen Kısık (Bel) Kalesi, 600 metre rakımlı Kısık Tepesi üzerinde ihtişamlı varlığını sürdürmektedir. İlk olarak Roma döneminde yerleşim amacıyla inşa edildiği düşünülen kale, bölgenin en önemli antik kentleri olan Aspendos ve Silyon’u gözetleyen stratejik bir noktaya konumlanmıştır. Halk arasında “Bel Kalesi” veya “Akbaş Kalesi” olarak da bilinen yapının kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, Bizans döneminde de kullanıldığı değerlendirilmektedir.
Mimari Dokusu ve Çevresindeki İzler
Yüksek bir tepenin zirvesine kurulu olan kale, sağlam kalabilmiş sur duvarları ve iç kale yapısıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Buradan bakıldığında Serik ilçesi ve geniş Pamfilya Ovası tüm ihtişamıyla görülebilmektedir. Kale çevresinde rastlanan zeytinyağı üretim düzenekleri ve lahit kalıntıları, bölgenin sadece askeri değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal hayatına dair önemli ipuçları sunmaktadır.
Kültürel Miras Olarak Koruma Altında
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 08 Kasım 2007 tarihinde Kısık Kalesi’ni 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan ederek kaleyi resmi olarak koruma altına almıştır. Bu karar, yapının arkeolojik ve tarihi değerinin kayıt altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bugün sessizce ayakta duran bu kale, hem bölgenin askeri geçmişini hem de kültürel çeşitliliğini gözler önüne seren bir yaşayan tarih anıtı olarak ziyaretçilerini bekliyor.