Antalya’nın Serik ilçesinde, tarihi dokusunu günümüze taşıyan Kalegediği Çeşmesi ve çevresindeki kalıntılar, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alındı.
Antik Yerleşim İzleri
Kale Tepesi’nin kuzeybatısında yer alan ve Aşağıoba Eski Camii’nin bulunduğu düzlüğü de kapsayan bölge, arkeolojik açıdan büyük önem taşıyor. Yapılan incelemeler, burada antik dönemden kalma bir çiftlik yerleşimine ait kalıntıların bulunduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, Serik’in yalnızca Selçuklu ve Osmanlı mirasıyla değil, çok daha eski dönemlerden izler taşıdığını gösteriyor.
Kültür Varlığı Olarak Tescil
Bölge, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 3. ve 6. maddeleri gereğince, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edildi. Bu karar kapsamında; Aşağıoba Eski Camii, Kalegediği Çeşmesi ve Kale Tepesi’nin kuzeyinde yer alan yapı kalıntıları “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” statüsüne alındı. Böylece hem çeşme hem de çevresindeki kalıntılar, resmi olarak kültürel miras kategorisine girmiş oldu.
Serik’in Tarihsel Katmanları
Kalegediği Çeşmesi, bulunduğu konum itibarıyla yalnızca bir su kaynağı değil, aynı zamanda bölgedeki yerleşim tarihine ışık tutan bir yapı. Çeşme, geçmişte halkın su ihtiyacını karşılamasının yanı sıra sosyal buluşma noktalarından biri olarak da işlev görmüştür. Günümüzde hâlâ erişilebilir durumda olan çeşme, Serik’in tarihi mirası içinde önemli bir yere sahiptir.
Koruma Altında Bir Miras
Tescil kararıyla birlikte, Kalegediği Çeşmesi ve çevresindeki tarihi kalıntıların kaçak kazılar, doğal tahribat ve plansız yapılaşmaya karşı güvence altına alındığı vurgulanıyor. Bu adım, bölgenin gelecekte yapılacak arkeolojik araştırmalar için korunmasını sağlayacak.