Antalya’nın doğusunda yer alan Serik, bugün turizm potansiyeli, doğal güzellikleri ve köklü kültürel yapısıyla dikkat çeken önemli bir ilçe konumunda. Ancak ilçenin adının nereden geldiği sorusu, tarihî kaynaklar ve Osmanlı arşivlerinin ışığında incelendiğinde oldukça zengin ve katmanlı bir geçmişe işaret ediyor.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde de adı geçen Serik, batıda Antalya merkez, doğuda Manavgat, kuzeyde Isparta ve Burdur, güneyde ise Akdeniz ile çevrili stratejik bir bölgede bulunuyor. Toplam 550 km² yüzölçümüne sahip ilçe, 2022 yılı verilerine göre 139.545 nüfus barındırıyor. Hayvancılığın yoğun olduğu dağlık bölgelere sahip Serik, aynı zamanda Aspendos ve Sillyon gibi dünya mirası niteliğindeki antik kentlere ev sahipliği yapıyor.
Serik Adının Kökeni: Selçuklulardan Osmanlı’ya Uzanan İzler
Serik’in tarih sahnesine çıkışı, M.S. II. yüzyılda Bergama Krallığı egemenliğinde kurulan iki önemli yerleşime dayanıyor: Sillyon (Koçhisar Tepesi) ve Aspendos (Belkıs). Selçuklular döneminde Antalya’da kurulan ilk büyük yerleşimin de Sillyon olduğu ve buraya “Karahisar-ı Teke” adının verildiği biliniyor.
Osmanlı arşiv kayıtlarında ise bölgeye yerleşen iki Türk topluluğunun adı öne çıkıyor: “Cemat-ı Etrak-ı Serik” (Serik Türk Cemaati) ve “Kökez”. Bu belgelerde geçen “Surlu Kökez” ifadesi, Kökez topluluğunun bugünkü Aspendos Harabeleri çevresine yerleştiğini doğruluyor. Aynı dönemde Evliya Çelebi’nin bahsettiği Serik Pazarı, Serik Dağı ve tahrir defterlerindeki Kökez kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, ilçe adının bu Türk cemaatinden geldiği sonucuna ulaşılıyor.
Osmanlı kayıtları, Serik adının bölgedeki Türk topluluklarının kimliğinden doğduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Şevketiye’den Kökez’e, Kökez’den Serik’e Uzanan Süreç
XIX. yüzyılın sonlarında Rumeli’den bölgeye göç eden 73 hanelik topluluk, Kökez Çeşmesi çevresine yerleştirilerek Şevketiye Köyü kurulmuş olsa da, halk arasında yüzyıllardır kullanılan Kökez adı yaşamaya devam etti. Bu durum hem yerleşim hem idari kayıtlar açısından bir isim karmaşasına yol açtı.
Bu nedenle Cumhuriyet’in erken döneminde, 26 Haziran 1926 tarihinde Kökez köyü, resmî kararla ilçe merkezi ilan edilerek bugünkü adıyla Serik olarak kayıtlara geçti. Böylece Selçuklulardan Osmanlı’ya uzanan Serik adı, modern dönemde de ilçe kimliğinin temelini oluşturdu.
Bugün Serik: Tarih, Kültür ve Turizmin Buluştuğu Nokta
Günümüzde Serik, yalnızca turizmde değil; tarih, doğa ve kültürel miras açısından da Antalya’nın en hareketli ve önemli ilçelerinden biri olmayı sürdürüyor. Kökeni yüzyıllar öncesine dayanan Serik ismi ise bu zengin tarihin doğrudan bir yansıması olarak varlığını koruyor.





