Gündem

Roma’dan Selçuklu’ya Uzanan Naras Köprüsü

Manavgat’ın Dikmen Mahallesi’nde yer alan Naras Köprüsü, antik çağdan günümüze uzanan mimarisiyle hem tarihi hem de doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor.

Abone Ol

Manavgat’ın Dikmen Mahallesi’nde yer alan Naras Köprüsü, antik çağdan günümüze uzanan mimarisiyle hem tarihi hem de doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor.

Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Dikmen Mahallesi’nde, geçmişin izlerini bugüne taşıyan sessiz bir anıt yükseliyor: Naras Köprüsü. Adını altından süzülen Naras Çayı’ndan alan bu tarihi yapı, Seleukeia Antik Kenti sınırları içerisinde, Oymapınar Baraj yolu üzerinde yer alıyor. Manavgat Şelalesi’ne sadece birkaç kilometre uzaklıkta bulunan köprü, hem doğal hem de kültürel miras açısından büyük bir değer taşıyor.

Roma’dan Selçuklu’ya Uzanan Bir Miras

Naras Köprüsü’nün tarihi, M.Ö. 2. yüzyıla kadar uzanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, Melas Vadisi’nden Side’ye uzanan antik su kemerinin bir parçası olarak inşa edilen yapı, zamanla yıkıma uğramış olsa da tamamen unutulmadı. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde, 13. yüzyılda bu kalıntılar değerlendirilerek köprü yeniden inşa edildi. Böylece Naras Köprüsü, hem Roma mühendisliğinin sağlamlığını hem de Selçuklu mimarisinin zarafetini bir arada taşıyan nadir yapılardan biri haline geldi.

Beş Kemerli Güç: Mimari ve Doğanın Uyumu

Yaklaşık 12 metre yüksekliğinde olan köprü, beş kemerli mimarisiyle göz kamaştırıyor. Mimari açıdan, Aspendos Antik Kenti sınırlarında yer alan tarihi Aspendos Köprüsü ile benzerlik göstermesi, Naras Köprüsü’nü bölgedeki diğer yapılar arasında özel bir konuma taşıyor. Taş işçiliğindeki ustalık ve yüzyıllara meydan okuyan dayanıklılığıyla köprü, yalnızca bir ulaşım yapısı değil, aynı zamanda bir mühendislik şaheseri olarak öne çıkıyor.

Doğanın Kucağında Zaman Yolculuğu

Naras Köprüsü’nün cazibesi sadece tarihinden ibaret değil. Yeşilliklerle çevrili bu yapı, Naras Çayı’nın serin sularıyla adeta doğayla bütünleşiyor. Her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen çevresi, fotoğraf tutkunları ve tarih meraklıları için benzersiz bir atmosfer sunuyor. Köprü, sadece bir geçit değil; geçmiş ile doğanın birleştiği canlı bir açık hava müzesi niteliğinde.

Görülmesi Gereken Bir Kültürel Miras

Antalya şehir merkezine yaklaşık 77 kilometre uzaklıkta yer alan Naras Köprüsü, tarih ve doğanın buluştuğu noktada sessizce varlığını sürdürüyor. Yüzyıllardır ayakta duran bu zarif yapı, hem kültürel mirasa sahip çıkmak hem de keşif dolu bir yolculuğa çıkmak isteyenler için mutlaka görülmesi gereken duraklardan biri.