Karadeniz Bölgesi’nin dik yamaçları ve çay bahçeleriyle örülü coğrafyası sadece doğal güzellikleriyle değil aynı zamanda yerleşim yerleri arasındaki ekonomik farklılıklarla da dikkat çekiyor. Son dönemde açıklanan sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksleri Rize genelindeki ilçelerin yaşam kalitesi ticaret potansiyeli ve sosyal imkanlar bakımından birbirinden oldukça farklı tablolara sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sanayi yatırımlarından eğitim seviyesine kadar pek çok kriterin harmanlandığı bu veriler şehrin kalkınma haritasını net bir şekilde çizerken bazı bölgelerin ticari birer merkez haline geldiğini bazı bölgelerin ise hala geleneksel üretim modellerine sıkı sıkıya bağlı kaldığını gösteriyor. Şehrin lokomotifi konumunda olan bölgeler ile gelişme potansiyeli taşıyan ancak henüz istenen ivmeyi yakalayamamış noktalar arasındaki bu ayrım devlet yatırımlarının ve yerel girişimlerin yönünü de belirliyor.
Merkez İlçenin Modern Şehirleşme Ve Ekonomik Liderliği
Rize’nin idari ve sosyal kalbi olarak kabul edilen Merkez ilçe yapılan kapsamlı araştırmalarda şehrin en gelişmiş bölgesi olarak en üst sırada yer alıyor. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi bakımından ikinci kademede yer alan bu bölge aldığı yüksek puanlarla sadece il genelinde değil Karadeniz genelinde de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu kanıtlıyor. Ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı liman hizmetlerinin aktif olarak sürdüğü ve üniversite hayatının sosyal dokuyu canlandırdığı Merkez ilçe istihdam olanaklarının genişliğiyle de çevre ilçelerden sürekli göç alıyor. Bankacılık sektöründen sağlık altyapısına kadar modern hayatın tüm gerekliliklerinin en üst seviyede sunulduğu bu bölge Rize’nin ekonomik verilerindeki en büyük payı tek başına sırtlıyor. Özellikle son yıllarda hayata geçirilen dev altyapı projeleri ve kentsel dönüşüm hamleleri Merkez ilçenin refah seviyesini daha da yukarıya taşıyarak bölgedeki en zengin ve en donanımlı yerleşim yeri olma özelliğini perçinliyor.
Kıyı Şeridindeki Sanayi Ve Ticaret Odaklı İlçeler
Şehrin sahil bandında yer alan Pazar Ardeşen ve Çayeli gibi ilçeler Merkez ilçeden sonra en yüksek refah seviyesine sahip olan bölgeler olarak dikkat çekiyor. Bu ilçelerin kalkınmasında çay sanayisinin varlığı ve ulaşım kolaylığı başrol oynuyor. Özellikle Pazar ilçesi bünyesinde barındırdığı bölgesel havalimanı ve diğer lojistik imkanlar sayesinde uluslararası bir vitrin olma yolunda ilerliyor. Ardeşen ise ticari girişim ruhunun en yüksek olduğu bölgelerden biri olarak küçük ve orta ölçekli işletmelerin sayıca fazlalığıyla yerel ekonomiye büyük katkı sağlıyor. Çayeli köklü çay fabrikaları ve yerleşik ticaret kültürüyle bu halkanın güçlü bir parçası olarak kalmaya devam ediyor. Bu kıyı hattı eğitimli iş gücünün yoğunluğu ve banka mevduat hacimlerindeki artışla Rize’nin ekonomik istikrarını koruyan en önemli sütunlardan birini oluşturuyor. Sahil boyunca uzanan bu ekonomik canlılık bölge insanının refah seviyesini doğrudan etkileyerek sosyal yaşamı da çeşitlendiriyor.
İç Kesimlerdeki Coğrafi Zorluklar Ve Ekonomik Veriler
Kıyıdan dağlara doğru tırmanıldığında coğrafyanın sertleşmesi ekonomik verilerde de kendini hissettiriyor. İkizdere gibi yüksek rakımlı ve engebeli arazi yapısına sahip ilçeler sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamalarında daha alt sıralarda yer alıyor. Bu durum bölgedeki insanların yoksul olduğu anlamına gelmekten ziyade kamu hizmetlerine erişimin zorluğu sanayi tesislerinin yokluğu ve iş kollarının sadece hayvancılık veya kısıtlı tarım ile sınırlı kalmasından kaynaklanıyor. İkizdere’nin bu listede son sırada yer alması coğrafyanın getirdiği bir kader olarak değerlendirilse de bölgedeki dev tünel projeleri ve lojistik merkez yatırımları bu tabloyu değiştirmeyi hedefliyor. Dağ köylerinde yaşayan halkın geleneksel yaşam biçimini sürdürmesi ve modern şehir imkanlarının bu bölgelere daha geç ulaşması ilçeler arasındaki puan farkını açan en temel etkenler arasında bulunuyor.
Gelecek Projeksiyonu Ve İlçeler Arasındaki Dengeleme Çalışmaları
Rize’deki sosyo-ekonomik uçurumu azaltmak adına yürütülen kalkınma hamleleri özellikle turizm potansiyeli yüksek olan iç kesimlerdeki ilçelere odaklanıyor. Çamlıhemşin ve Hemşin gibi ilçeler doğa turizminin sağladığı gelirlerle kendi ekonomik modellerini oluştururken kıyı ilçeleriyle olan farkı kapatmaya çalışıyor. İyidere ve Derepazarı gibi yüzölçümü küçük ancak konumu itibarıyla kritik olan ilçeler ise yeni kurulan lojistik merkezler sayesinde sanayi gelirlerini artırmayı amaçlıyor. Şehrin bir bütün olarak kalkınması için sadece Merkez ilçenin büyümesi yeterli görülmezken her bir ilçenin kendine özgü üretim gücü ön plana çıkarılıyor. Eğitim seviyesinin il genelinde yükselmesi ve dijitalleşmenin en ücra köylere kadar girmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda SEGE verilerinde daha dengeli bir dağılımın ortaya çıkması bekleniyor. Rize’nin her bir köşesi sahip olduğu farklı kaynaklarla şehrin toplam zenginliğini oluştururken bu çeşitlilik yerel ekonominin en büyük güvencesi olarak görülüyor.




