Yaşam

Rize'nin En Küçük İlçesi Hangisi?

Doğu Karadeniz’in sarp yamaçları ve derin vadileriyle çevrili şehri Rize hem doğal sınırları hem de idari bölünmeleriyle Türkiye’nin en özgün coğrafi yapılarından birini sunuyor.

Abone Ol

Doğu Karadeniz’in sarp yamaçları ve derin vadileriyle çevrili şehri Rize hem doğal sınırları hem de idari bölünmeleriyle Türkiye’nin en özgün coğrafi yapılarından birini sunuyor. Şehrin toplam toprak bütünlüğü içerisinde yer alan on iki ilçe arasında arazi büyüklüğü açısından muazzam bir fark bulunması yerel yönetimlerin hizmet alanlarını ve yerleşim stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla kucaklaşan kıyı ilçeleri dar bir alana sıkışmış modern şehircilik örnekleri sergilerken iç kesimlere gidildikçe devasa dağ kütleleri ve uçsuz bucaksız yaylalar yüzölçümünü bir anda genişletiyor. Bu durum şehrin kuzeyi ile güneyi arasında sadece iklimsel değil aynı zamanda mekansal bir uçurum yaratıyor.

Devasa Dağ Kütlelerinin Ve Yaylaların Hakimi İkizdere

Rize’nin haritasına bakıldığında güney sınırını kaplayan devasa bir alan dikkat çekiyor. İkizdere dokuz yüz elli dört kilometrekarelik geniş toprağıyla şehrin yüzölçümü bakımından en büyük idari birimi olma unvanını elinde tutuyor. Bu genişlik sadece rakamlardan ibaret kalmayıp aynı zamanda bölgenin sahip olduğu yüksek dağları buzulu gölleri ve el değmemiş ormanları da kapsıyor. Ovit Dağı ve çevresindeki silsilelerin büyük bir kısmını bünyesinde barındıran bu bölge coğrafi engeller nedeniyle yerleşim açısından seyrek bir yapı sunsa da toprağının büyüklüğü ile şehrin diğer ilçelerini açık ara geride bırakıyor. Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan stratejik geçitlerin üzerinde yer alan bu bölge şehrin toplam arazisinin neredeyse önemli bir kısmını tek başına temsil ediyor.

Doğa Turizminin Kalbi Çamlıhemşin Ve Ardeşen Sahası

Yüzölçümü listesinde İkizdere’nin hemen ardından gelen Çamlıhemşin yedi yüz kilometrekarelik bir alana yayılarak Rize’nin en geniş ikinci bölgesi olarak kayıtlara geçiyor. Kaçkar Dağları’nın zirvelerini ve dünyaca ünlü yaylaları içine alan bu geniş arazi yapısı yerleşim birimlerinin neden birbirinden bu kadar uzak ve dağınık olduğunu da açıklıyor. Çamlıhemşin’in ardından gelen Ardeşen ise altı yüz yirmi dokuz kilometrekarelik genişliğiyle hem kıyı şeridinde bir liman kenti özelliği taşıyor hem de iç kısımlardaki derin vadileriyle geniş bir hinterlanda sahip olduğunu kanıtlıyor. Bu üç devasa ilçe Rize’nin toplam yüzölçümünün yarısından fazlasını oluşturarak kentin coğrafi ağırlık merkezini yüksek rakımlı iç bölgelere kaydırıyor.

Kıyı Şeridinde Sıkışan Küçük Ama Verimli Yerleşimler

Dağların görkemli büyüklüğünün aksine Rize’nin batı kıyısında yer alan bazı ilçeler adeta birer nokta kadar küçük alanlarda büyük işler başarıyor. Şehrin en küçük ilçeleri olarak bilinen Derepazarı ve İyidere sadece yirmi üç kilometrekarelik yüzölçümleriyle devasa komşularının yanında minyatür birer yerleşim yeri gibi duruyor. Ancak bu küçük alanlar Karadeniz sahil yolunun tam üzerinde bulunmaları ve lojistik açıdan kritik öneme sahip olmaları nedeniyle toprağının her santimetresini değerli kılıyor. Derepazarı ve İyidere’nin toplam alanı bir araya gelse dahi bir İkizdere’nin onda biri bile etmezken bu dar alandaki nüfus yoğunluğu ve ticari hareketlilik coğrafi küçüklüğün ekonomik güçle nasıl dengelendiğini gösteriyor. Bu iki ilçe şehrin batı girişinde stratejik birer kale gibi konumlanarak Rize’nin dünyaya açılan kapıları arasında yer alıyor.

Arazi Yapısının Şehir Planlaması Üzerindeki Etkileri

Rize’deki bu uç noktadaki yüzölçümü farklılıkları belediyecilik hizmetlerinden altyapı çalışmalarına kadar her detayı etkiliyor. İkizdere gibi devasa bir alanda yol ve su hizmeti götürmek kilometrelerce uzanan bir ağ gerektirirken Derepazarı gibi küçük ilçelerde hizmetler daha toplu ve hızlı bir şekilde koordine edilebiliyor. Şehrin engebeli arazisi düz bir ovada kurulan şehirlere kıyasla toprağın kullanım biçimini de değiştirmiş durumda bulunuyor. Geniş ilçelerde yaylacılık ve hayvancılık temel faaliyet alanı iken yüzölçümü küçük kıyı ilçelerinde sanayi tesisleri çay fabrikaları ve lojistik depolar yükseliyor. Bu mekansal denge Rize’nin hem bir doğa cenneti kalmasını sağlıyor hem de dar kıyı şeridinde modern bir ticaret merkezi olarak büyümesine imkan tanıyor. Coğrafyanın sunduğu bu kısıtlı ama kıymetli toprak parçaları Rize insanının zekasıyla birleşerek Türkiye’nin en verimli yerleşim ağlarından birini oluşturuyor.