Türkiye’nin kuzey kıyılarında yeşilin ve mavinin kucaklaştığı en özel noktalardan biri olan Ordu şehri sahip olduğu derin kültürel dokuyu binlerce yıl öncesine dayanan köklü bir tarihsel süreçten alıyor. Bölgenin bugünkü kimliğini kazandıran en temel unsur Orta Asya’dan Anadolu’ya akın eden Türk boylarının bu topraklara vurduğu kalıcı mühür olarak biliniyor. Tarihsel kayıtlar ve antropolojik araştırmalar Ordu’nun sadece bir yerleşim yeri olmadığını aynı zamanda bir boyun medeniyet kurma idealinin vücut bulmuş hali olduğunu kanıtlıyor. Şehrin kuruluş hikayesi Anadolu’nun Türkleşme sürecinin en canlı ve en stratejik aşamalarından birini temsil ederken bölgenin coğrafi yapısı da bu yerleşim stratejilerinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.

Çepni Türklerinin Karadeniz Hattındaki İskan Ve Fetih Politikası

Ordu ve çevresinin demografik temelleri incelendiğinde karşımıza Oğuzların yirmi dört boyundan biri olan ve savaşçı kimlikleriyle tanınan Çepniler çıkmaktadır. Bu kadim Türk boyu özellikle Karadeniz’in hırçın doğasına uyum sağlayabilen ve stratejik geçitleri kontrol altında tutma kabiliyetine sahip bir yapıdadır. Selçuklu Devleti döneminden itibaren başlayan ve Osmanlı İmparatorluğu ile perçinlenen yerleşme süreçlerinde Çepni Türkleri Ordu’yu kendilerine yurt edinerek bölgedeki kültürel dönüşümün öncüsü olmuşlardır. Bu iskan politikası rastgele bir yerleşimin ötesinde bölgenin savunmasını güçlendirmek ve Karadeniz sahil şeridini Türk İslam medeniyetine kazandırmak amacıyla yürütülmüştür. Bugün hala bölge insanının konuşma ağzında halk oyunlarında ve toplumsal geleneklerinde Çepni mirasının izlerini tüm canlılığıyla görmek mümkündür.

Antalyalılar dikkat! O mahallelerde sular kesilecek
Antalyalılar dikkat! O mahallelerde sular kesilecek
İçeriği Görüntüle

Vadi Boyunca Şekillenen Geleneksel Yerleşim Modelleri

Ordu’nun coğrafi karakteri yerleşim alanlarının belirlenmesinde en büyük etken olmuştur. Karadeniz’in iç kesimlere uzanan sarp dağları arasından süzülerek denize ulaşan akarsular insan yaşamı için en uygun alanları yani vadileri oluşturmuştur. Tarihsel süreçte yerleşim birimleri bu akarsu yataklarını takip ederek derin vadilerin yamaçlarında ve tabanlarında kurulmuştur. Vadi yerleşimleri sadece su kaynağına yakınlık sağlamakla kalmamış aynı zamanda tarımsal faaliyetlerin yürütülebilmesi için gerekli olan mikro klima şartlarını da beraberinde getirmiştir. Özellikle kış aylarının sert geçtiği dönemlerde dağların korunaklı yamaçlarında kurulan köyler Türklerin doğayla barışık mimari anlayışının bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu yerleşim tarzı zamanla büyüyerek günümüzün ilçe ve mahalle yapılarının temel iskeletini oluşturmuştur.

Bolaman Vadisi Ve Eski Yerleşim Merkezlerinin Tarihi Önemi

Şehrin batı yakasından iç kısımlara doğru uzanan Bolaman Vadisi Ordu’nun yerleşim tarihindeki en kritik koridorlardan birini teşkil eder. Bu vadi boyunca kurulan Çamaş ve Bolaman gibi yerleşimler ticaret yollarının güvenliğini sağlayan ve bölge ekonomisini ayakta tutan kilit noktalar olmuştur. Tarihi belgelerde Niyabet-i Satılmış olarak geçen ve bugünkü Aybastı bölgesini kapsayan yerleşim birimi vadi boyunca ilerleyen Türk boylarının yüksek rakımlı yaylalara ulaşmadan önceki en önemli durak noktasıdır. Bu hat üzerindeki köyler hem sahilin nemli ikliminden kaçmak hem de iç kesimlerin zengin meralarından faydalanmak isteyen topluluklar için birer köprü görevi görmüştür. Vadi hattı boyunca kurulan her bir mahalle ve köy birimi aslında birbirine sıkı sıkıya bağlı sosyal ve ekonomik bir ağın parçası olarak gelişmiştir.

Kırsal Kimlikten Kentleşmeye Uzanan Kültürel Dönüşüm Süreci

Ordu’nun kökenlerini oluşturan bu kırsal yerleşim birimleri zaman içerisinde idari yapıların değişmesiyle modern şehircilik formuna bürünmüştür. Ancak ilçe ile köy arasında kalan o ara yerleşim formları bölgenin kendine has dokusunu korumasını sağlamıştır. Eskiden pazar yerleri ve idari merkezler olarak işlev gören bu bölgeler bugün Ordu’nun gelişen ilçeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel yaylacılık kültürü ile modern yaşamın harmanlandığı bu coğrafyada geçmişten gelen konar göçer alışkanlıkların yerini yerleşik ve üretken bir toplum yapısı almıştır. Ordu şehri bugün sahip olduğu ekonomik gücü ve sosyal çeşitliliği yüzyıllar önce vadi boylarına otağını kuran ve toprağı sabırla işleyen atalarının bıraktığı bu mirasa borçludur. Bölgenin her köşesinde hissedilen bu köklü geçmiş Ordu’yu sadece bir şehir değil aynı zamanda yaşayan bir tarih müzesi konumuna taşımaktadır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım