Anadolu coğrafyasının kalbinde yer alan ve bugün dünya turizminin en önemli odak noktalarından biri olarak kabul edilen Nevşehir, tarihin derinliklerinde oldukça mütevazı bir başlangıca sahiptir. Bugün milyonlarca turisti ağırlayan kentin binlerce yıllık geçmişi, Malazgirt Zaferi’nin ardından Türklerin bölgeye yerleşmesiyle yepyeni bir kimlik kazanmıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde küçük bir yerleşim birimi olarak varlığını sürdüren bu bölge, on sekizinci yüzyılda büyük bir değişim geçirerek bugünkü görkemli ismine ve yapısına kavuşmuştur. Kentin hafızasında yer alan eski isim ve bu ismin değişim süreci, aslında bir devlet adamının doğduğu topraklara duyduğu vefanın ve Osmanlı’nın o dönemki bayındırlık vizyonunun en somut örneklerinden birini teşkil etmektedir.

Malazgirt Sonrası Anadolu’da Bir Türk Köyü Muşkara

Takvimler 1071 yılını gösterdiğinde kazanılan Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun kapılarını Türklere açarken bölgenin yerleşim dokusunda da köklü değişimlere yol açmıştır. Bu zaferin ardından Orta Asya’dan gelen Türk boyları, Kapadokya’nın iç kesimlerine yerleşerek burada yeni köyler kurmaya başlamışlardır. Bu dönemde kurulan ve bugün Nevşehir olarak bildiğimiz yerin ilk çekirdeği olan yerleşime Muşkara adı verilmiştir. Muşkara, Niğde sancağına bağlı, kendi halinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan küçük bir köy yerleşimi olarak yüzyıllarca varlığını sürdürmüştür. O dönemlerde Kapadokya’nın diğer bölgelerinde yer alan kaya oyma yerleşimler ve kiliseler daha çok ön plandayken, Muşkara sessiz sedasız gelişen tipik bir Anadolu köyü profili çizmekteydi.

Damat İbrahim Paşa Ve Bir Kentin Yeniden İnşası

Muşkara köyünün kaderini değiştiren en önemli olay, buradan yetişen bir gencin İstanbul’da Osmanlı bürokrasisinin zirvesine tırmanması olmuştur. On sekizinci yüzyılın başlarında sadrazamlık makamına getirilen ve "Nevşehirli" unvanıyla anılacak olan Damat İbrahim Paşa, doğup büyüdüğü bu küçük köye karşı büyük bir vefa borcu hissetmiştir. Lale Devri olarak bilinen dönemin ünlü sadrazamı, Muşkara’yı imar etmek için imparatorluğun tüm imkanlarını seferber etmiştir. Bu kapsamda başlatılan büyük bayındırlık hamlesiyle, sadece on sekiz haneli bir köy olan Muşkara, kısa süre içerisinde camilerle, medreselerle, devasa imaretlerle, hamamlarla ve çeşmelerle donatılmıştır. Paşa’nın bu girişimi, Osmanlı tarihinin en planlı ve en hızlı kentsel dönüşüm projelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Antalya’da ağır otizmli gencin il dışına sevk kararı aileyi yıktı
Antalya’da ağır otizmli gencin il dışına sevk kararı aileyi yıktı
İçeriği Görüntüle

Muşkara’dan Nevşehir’e İsim Ve Kimlik Değişimi

Yapılan bu devasa yatırımlar ve mimari değişimlerin ardından, 1725 yılına gelindiğinde yerleşimin adı da bu yeni çehresine uygun bir şekilde değiştirilmiştir. Farsça kökenli olan ve "Yeni" anlamına gelen "Nev" kelimesi ile "Şehir" kelimesinin birleşmesiyle oluşturulan Nevşehir ismi, resmen kullanılmaya başlanmıştır. Nevşehir ismi aslında yapılan işin tam bir karşılığıdır; çünkü ortada artık eski bir köy değil, tamamen "yeni" inşa edilmiş bir kent bulunmaktadır. İbrahim Paşa, şehrin ismini değiştirmekle kalmamış, çevre bölgelerden nüfus nakilleri yaparak kentin ticari ve sosyal hayatını da canlandırmıştır. Böylece Muşkara adı tarihin tozlu sayfalarına karışırken, Nevşehir ismi Anadolu’nun yeni ve parlayan bir yıldızı olarak haritalardaki yerini almıştır.

Tarihi Mirasın Modern Kent Dokusuyla Harmanlanması

Nevşehir’in kökenindeki Muşkara kimliği, bugün hala kentin eski mahallelerinde ve Damat İbrahim Paşa’nın inşa ettirdiği tarihi yapılarda izlerini sürdürmektedir. Kurşunlu Camii başta olmak üzere külliyenin parçası olan yapılar, kentin bir köyden nasıl bir medeniyet merkezine dönüştüğünün canlı şahitleridir. Günümüzde dünya mirası olan Kapadokya’nın idari merkezi konumundaki Nevşehir, isminin taşıdığı "yenilik" ruhunu turizm ve modern şehircilik anlayışıyla korumaya devam etmektedir. Eski bir Anadolu köyünün bir sadrazamın vizyonuyla nasıl dünya çapında bir kent kimliği kazandığı, şehircilik tarihi açısından üzerinde durulması gereken eşsiz bir başarı öyküsüdür. Muşkara ismi bugün yerini Nevşehir’e bırakmış olsa da kentin her taşında o eski Türk yerleşiminin temelleri ve on sekizinci yüzyılın estetik anlayışı iç içe geçmiş durumdadır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım