Türkiye’nin Akdeniz sahilindeki en stratejik kapılarından biri olan Mersin, sadece ekonomik gücüyle değil, aynı zamanda idari tarihindeki isim değişiklikleriyle de oldukça dikkat çekici bir geçmişe sahiptir. Şehrin modern kimliği ile tarihsel adlandırmaları arasındaki bağ, genç cumhuriyetin kuruluş yıllarından başlayarak günümüze kadar uzanan bir dizi yasal düzenlemeye dayanmaktadır. Pek çok vatandaşın hala "İçel" olarak andığı veya tabelalarda karşılaştığı bu isim, aslında bir dönem şehrin resmi kimliğini oluşturan ancak daha sonra yerini yerel halkın tarihsel hafızasındaki asıl ismine bırakan bir sürecin parçasıdır. Mersin’in isim serüveni, bölgedeki idari yapılanmanın nasıl şekillendiğini ve yerel kimliğin devlet nezdinde nasıl tescillendiğini anlamak adına büyük bir önem arz etmektedir.
Bağımsız Bir Vilayet Olarak Mersin’in Kuruluş Yılları
Cumhuriyetin ilanından hemen sonra, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin idari taksimat çalışmaları kapsamında Mersin, 1924 yılında müstakil bir vilayet statüsü kazanmıştır. Osmanlı döneminde bir sancak ve kaza merkezi olarak gelişen yerleşim, liman faaliyetlerinin artmasıyla birlikte bölgesel bir merkez haline gelmiş ve bu durum cumhuriyet hükümeti tarafından vilayetle ödüllendirilmiştir. O dönemde Mersin adı, doğrudan bugünkü şehir merkezini ve çevresindeki yakın havzayı kapsayan idari birimi temsil etmekteydi. Ancak bu bağımsız yapı, devletin idari reformları ve kaynakların daha verimli yönetilmesi amacıyla gerçekleştirilen yeni bir düzenleme ile farklı bir boyuta evrilecektir. İlk yıllardaki bu bağımsızlık dönemi, Mersin’in bir liman kenti olarak özgün kimliğini inşa etmeye başladığı süreç olarak tarihe geçmiştir.
İçel Ve Mersin’in Birleşme Süreci Ve Yeni İdari Dönem
1933 yılına gelindiğinde, Türkiye’nin güney kıyısındaki idari yapılanmada köklü bir değişikliğe gidilmiştir. O tarihlerde merkezi Silifke olan İçel vilayeti ile merkezi Mersin olan vilayet, çıkarılan bir kanunla tek bir çatı altında birleştirilmiştir. Bu birleşmenin sonucunda, yeni kurulan büyük vilayetin ismi "İçel" olarak belirlenmiş, idari merkez ise Mersin şehri olmuştur. Bu karar, aslında bölgenin tarihi ismi olan İçel ile modern merkezi olan Mersin’i bir araya getirmişti. Uzun yıllar boyunca resmi yazışmalarda, eğitim kitaplarında ve haritalarda şehrin adı İçel olarak anılmıştır. Bu dönemde Mersin, aslında İçel ilinin merkez ilçesi konumundaydı. Pek çok eski kuşak Mersinli için İçel ismi, hala resmiyetin ve o dönemin idari disiplininin bir sembolü olarak hafızalarda yer edinmiştir.
Resmi Gazetede Yayımlanan Kararla Mersin İsminin Geri Dönüşü
İçel isminin resmiyet kazanmasının üzerinden yaklaşık yetmiş yıl geçtikten sonra, bölge halkının ve yerel temsilcilerin talepleri doğrultusunda önemli bir yasal adım atılmıştır. Mersin isminin hem ticari marka değeri hem de halk nezdindeki tarihsel derinliği, resmi ismin değiştirilmesi taleplerini beraberinde getirmiştir. 28 Haziran 2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4764 sayılı kanun, bu süreci nihayete erdiren belge olmuştur. Bu yasal düzenleme ile ilin ismi yeniden "Mersin" olarak tescil edilmiştir. Bu değişiklik, sadece bir isim tashihi değil, aynı zamanda kentin limanıyla, ticaretiyle ve kültürel birikimiyle kazandığı küresel ismin resmiyetle tam uyum sağlaması anlamına gelmekteydi. 2002 yılından itibaren İçel tabiri, daha çok tarihi ve coğrafi bir kavram olarak literatürde kalırken, idari kimliğin tek adı Mersin olmuştur.
İçel Kavramının Coğrafi Ve Tarihi Derinliği Üzerine Notlar
Mersin isminin yeniden kabul edilmesi, İçel isminin tamamen yok sayılması anlamına gelmemektedir. Tarihsel olarak "İçel" ismi, İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan, sarp dağların ardında kalan "içerideki bölge" anlamını taşımaktadır ve kökeni çok eskilere dayanmaktadır. Bölgenin dağlık kesimleri ile sahil şeridi arasındaki kültürel ve coğrafi farklılıkları tanımlayan bu kavram, aslında bölgenin kadim Türkmen yerleşimlerini ve Toros Dağları’nın ruhunu temsil etmektedir. Bugün Mersin il sınırları içerisinde kalan Silifke, Mut, Gülnar gibi ilçeler, tarihsel İçel kültürünün en saf haliyle yaşatıldığı noktalar olarak bilinmektedir. Dolayısıyla kentin bugünkü adı olan Mersin, sahilin ve ticaretin modern yüzünü temsil ederken; İçel ismi, bu modern yüzün yaslandığı binlerce yıllık tarihsel ve coğrafi arka planı simgelemeye devam etmektedir.