Mardin kent merkezine belirli bir mesafede bulunan ve kadim Mezopotamya topraklarının kuzey sınırında yer alan Derik ilçesi, bölgenin sosyo-ekonomik haritasında en fazla destek bekleyen yerleşim yeri olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Coğrafi zorluklar ile ekonomik imkanların kısıtlılığı arasında sıkışan ilçe, uzun yıllardır devam eden bir kalkınma mücadelesi veriyor. Şehrin genelindeki turizm ve ticaret canlılığından yeterli payı alamayan bölge, özellikle sanayi yatırımlarının eksikliği ve ulaşım ağlarının sapa kalması gibi nedenlerle gelişmişlik endekslerinde genellikle alt sıralarda yer buluyor. Tarihsel dokusu ve yerel değerleri açısından oldukça zengin bir potansiyele sahip olmasına rağmen, bu potansiyelin nakde ve istihdama dönüştürülememesi ilçenin en büyük problemi olarak görülüyor. Yerel halkın temel geçim kaynaklarının dar bir alana hapsolması, bölgedeki gelir dağılımını olumsuz etkilerken, modern dünyanın sunduğu imkanlara erişimi de kısıtlı hale getiriyor.

Sarp Kayalıklar Ve Tarıma Elverişsiz Arazilerin Bölgeye Etkisi

Derik ilçesinin ekonomik gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri, sahip olduğu engebeli ve dağlık arazi yapısıdır. Mardin’in güneyindeki uçsuz bucaksız düz ovaların aksine, Derik’in büyük bir bölümü kayalık ve tarım yapmaya elverişsiz yamaçlardan oluşmaktadır. Bu doğal bariyer, modern makineli tarımın yapılmasına izin vermediği gibi, ekilebilir alanların parçalı ve küçük kalmasına yol açmaktadır. Sulama imkanlarının da coğrafi engeller nedeniyle kısıtlı kalması, bölgedeki tarımsal verimliliği minimum seviyeye çekmektedir. Zeytin üretimi gibi stratejik ürünlerde ciddi bir potansiyel barındırsa da bu ürünlerin işleneceği tesislerin yokluğu, ham maddenin düşük fiyatlarla elden çıkarılmasına neden olmaktadır. Coğrafyanın sunduğu bu zorlu koşullar, yerel halkın refah seviyesini yükseltecek büyük ölçekli tarım projelerinin hayata geçirilmesini neredeyse imkansız kılmaktadır.

Ulaşım Altyapısının Yetersizliği Ve Yatırımcıların Uzak Durması

Bir bölgenin kalkınmasında en kritik rolü üstlenen ulaşım ağları, Derik özelinde maalesef en zayıf halkalardan birini temsil etmektedir. Ana ticaret yollarının ve otoyol hatlarının ilçenin uzağından geçmesi, burayı adeta bir çıkmaz sokak konumuna getirmektedir. Lojistik maliyetlerin yüksek olması ve ulaşım kolaylığının bulunmaması, büyük sermaye sahiplerinin ve fabrikaların bölgeye yatırım yapma iştahını kapatmaktadır. Üretilen yerel ürünlerin pazara ulaştırılmasında yaşanan aksaklıklar, ticaretin sadece ilçe sınırları içerisinde dönmesine ve dış dünyaya kapalı bir ekonomik döngünün oluşmasına sebebiyet vermektedir. Altyapı yatırımlarının bölge geneline kıyasla daha yavaş ilerlemesi, ilçenin hem sanayi hem de hizmet sektörü açısından Mardin’in diğer ilçeleriyle rekabet etmesini engellemektedir.

Sanayisizleşme Ve Düzenli Gelir Kaynaklarının Bulunmaması

Derik ekonomisinin en yaralı noktası, ilçede düzenli bir sanayi kültürünün ve büyük ölçekli üretim tesislerinin bulunmamasıdır. Bölgedeki ticari hayat büyük oranda küçük esnaf faaliyetleri ve mevsimlik işçilik üzerine kuruludur. Sanayi tesislerinin eksikliği, bölgede nitelikli iş gücünün barınmasını zorlaştırırken, hane halkı gelirinin istikrarsız olmasına yol açmaktadır. Yerel ekonominin sadece tarım ve hayvancılığa bağımlı kalması, doğal afetler veya kuraklık gibi dönemlerde halkın geçim sıkıntısını had safhaya çıkarmaktadır. Fabrikalaşmanın olmaması nedeniyle katma değeri yüksek ürün üretilememekte, bu durum da ilçenin dış ticaret fazlası vermesini engellemektedir. İstihdam sahalarının darlığı, halkın alım gücünü sınırlamakta ve yerel esnafın da bu durgunluktan payını almasına neden olmaktadır.

Meteroloji uyardı: Antalya'da çok kuvvetli yağış bekleniyor!
Meteroloji uyardı: Antalya'da çok kuvvetli yağış bekleniyor!
İçeriği Görüntüle

Göç Hareketliliği Ve Genç Nüfusun Gelecek Kaygısı

İş imkanlarının sınırlı olması, Derik için sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal problem olan göçü de beraberinde getirmektedir. İlçede yaşayan genç nüfus, eğitimlerini tamamladıktan veya çalışma yaşına geldikten sonra kendilerine bir gelecek inşa edebilecekleri alanlar bulamamaktadır. Bu durum, nitelikli ve genç iş gücünün İstanbul, İzmir veya yurt dışı gibi merkezlere akın etmesine yol açmaktadır. Göç eden her bir birey, ilçenin dinamizmini ve üretim potansiyelini de yanında götürmektedir. Nüfusun yaşlanması ve enerjik beyinlerin bölgeden uzaklaşması, yerel kalkınma hedeflerinin her geçen yıl daha da zorlaşmasına neden olmaktadır. Derik, bir yandan elindeki kısıtlı kaynaklarla ayakta kalmaya çalışırken, diğer yandan beşeri sermayesini kaybetmenin getirdiği sosyolojik zorluklarla mücadele etmektedir. Ekonomik refahın artırılması için kalıcı çözümler üretilmediği sürece, bölgedeki bu devinim devam edecek ve ilçe makus talihini yenmekte zorlanacaktır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım