Yaşam

Malatya'nın Eski Adı Nedir?

Anadolu topraklarının en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Malatya, binlerce yıllık serüveni boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu süreçte ismi çeşitli dillerde farklı biçimlerde yankılanmıştır.

Abone Ol

Anadolu topraklarının en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Malatya, binlerce yıllık serüveni boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu süreçte ismi çeşitli dillerde farklı biçimlerde yankılanmıştır. Günümüzden yaklaşık üç bin yıl öncesine dayanan yazılı belgeler incelendiğinde, şehrin isminin kökeninin Hitit dönemine kadar uzandığı açıkça görülmektedir. Bölgenin stratejik konumu ve bereketli toprakları, onu Mezopotamya ile Anadolu arasındaki geçiş güzergahının en önemli duraklarından biri haline getirmiştir. Tarihsel süreçte Milattan Önce sekiz yüz otuz beşli yıllara kadar uzanan kayıtlarda, Malatya’nın o dönemdeki siyasi ve ticari ağırlığı net bir şekilde hissedilmektedir. Geç Hitit şehir devletleri arasında özel bir yere sahip olan bu yerleşim yeri, o devrin süper güçleri olan Asur ve Urartu gibi imparatorlukların da sürekli ilgi odağı olmuştur. Şehrin isminin değişim süreci, aslında bölgeye hakim olan kültürlerin dillerindeki fonetik farklılıkların bir yansıması olarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Hitit Hiyerogliflerinden Süzülen Milid Kimliği

Malatya’nın bilinen en eski ismi, Hititlerin o dönemdeki yazışmalarında ve kaya kitabelerinde kendine yer bulmaktadır. Geç Hitit döneminde bir merkez haline gelen şehir, hiyeroglif metinlerde genellikle bal anlamına gelen melid kelimesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu isim, bölgenin tarımsal bereketi ve doğasının sunduğu zenginliklerle özdeşleşmiştir. Arkeolojik kazılar sırasında elde edilen mühürler ve anıtsal yazıtlar, o dönemdeki yöneticilerin şehri Milid olarak andığını kanıtlamaktadır. Hitit devlet yapısı içerisinde önemli bir uç karakolu ve ticaret merkezi olan bölge, bu isimle yüzyıllarca anılmıştır. Tarihçiler, bugünkü ismin temelinin işte bu Milid telaffuzuna dayandığını ve zamanla ses değişimlerine uğrayarak modern formuna kavuştuğunu belirtmektedir.

Asur Krallarının Yıllıklarında Geçen Meliddu Kayıtları

Mezopotamya’nın savaşçı toplumu Asurlar, Anadolu’ya yaptıkları seferler sırasında karşılaştıkları bu önemli şehri kendi kayıtlarına titizlikle işlemişlerdir. Asur krallarının zaferlerini ve vergi topladıkları bölgeleri anlatan yıllıklarında Malatya adı, Meliddu veya Milidia şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Asur vesikaları, bölgenin sadece ismini değil, aynı zamanda ekonomik gücünü de belgelemektedir. Asurluların bölgeye hakim olma çabaları, bu ismin Mezopotamya genelinde yaygınlaşmasına neden olmuştur. Çivi yazılı tabletlerde geçen Meliddu ismi, şehrin o dönemdeki askeri tahkimatlarını ve surlarla çevrili yapısını tarif eden metinlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu belgeler sayesinde, Malatya’nın o dönemde sadece yerel bir kasaba değil, uluslararası ticarette söz sahibi olan bir şehir devleti olduğu anlaşılmaktadır.

Urartu Kitabeleri Ve Bölgedeki İsim Çeşitliliği

Doğu Anadolu’nun zirvelerinde büyük bir medeniyet kuran Urartular da Malatya ile yakından ilgilenmişlerdir. Urartu kralları tarafından diktirilen taş yazıtlar, bölgeye yapılan seferleri ve kurulan diplomatik ilişkileri anlatırken şehirden bahsetmeyi ihmal etmemiştir. Urartu dilinin etkisiyle şehir ismi yer yer farklı ses özellikleriyle anılsa da, temel köken olan Milid formu her zaman korunmuştur. Bu dönemde Malatya, batıdan gelen Hitit etkisi ile doğudan gelen Urartu etkisinin kesişme noktasında yer alarak kültürel bir köprü vazifesi görmüştür. Urartu kitabelerindeki ifadeler, şehrin o devirdeki siyasi bağımsızlığını koruma çabalarını ve komşu devletlerle olan sınır mücadelelerini günümüze taşıyan en önemli birincil kaynaklar arasında yer almaktadır.

Etmolojik Değişim Ve Günümüz Malatya Formuna Geçiş

Zamanın durdurulamaz akışı içerisinde Milid ismi, bölgeye gelen farklı kavimlerin dillerinde yoğrulmaya devam etmiştir. Persler, Romalılar ve sonrasında Bizanslılar döneminde isim, Grekçe ve Latince telaffuzlara uygun olarak Melitene formuna evrilmiştir. Bu süreçte kelimenin kökündeki m-l-d harfleri korunmuş, ancak eklenen takılarla yerel söyleyiş zenginleşmiştir. İslam ordularının bölgeye gelişi ve Türklerin Anadolu’ya girişiyle birlikte Arapça ve Türkçe ses yapısına uyum sağlayan isim, Malatya olarak son şeklini almıştır. Bugün kullanılan isim, binlerce yıl önceki Hititli bir yazıcının taş üzerine kazıdığı Milid isminin sessiz bir yankısı gibidir. Şehrin isminin bu kadar uzun süre benzer bir kökle yaşayabilmiş olması, Malatya’nın yerleşim sürekliliği ve kültürel hafızasının ne kadar güçlü olduğunun en somut nişanesidir.