Doğu Anadolu Bölgesinin en stratejik noktalarından birinde yer alan Malatya şehri sadece bugünkü ekonomik gücüyle değil aynı zamanda binlerce yıla yayılan köklü geçmişiyle de medeniyetler beşiği olarak anılmaktadır. İlk yerleşim izlerinin milattan önce altı binli yıllara kadar uzandığı bu kadim coğrafya tarih boyunca Hititlerden Perslere Roma İmparatorluğundan Bizans ve Selçukluya kadar pek çok devasa gücün hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Ticaret yollarının tam kesişim noktasında bulunması şehri her dönem askeri ve ekonomik bir cazibe merkezi haline getirmiş bu durum ise şehrin isminin farklı dillerde ve kültürlerde yankılanmasına yol açmıştır. Günümüzde kullanılan Malatya ismi aslında tesadüfi bir adlandırma değil aksine toprağın bereketini ve bölgenin tarihsel karakterini yansıtan çok katmanlı bir mirasın son halkasıdır.

Antik Kaynaklarda Malatya Ve Hititçenin Bal Kokan Kökenleri

Şehrin isminin izini sürdüğümüzde karşımıza çıkan en eski belgeler bizi Kayseri yakınlarındaki Kültepe tabletlerine ve Hitit devlet arşivlerine götürmektedir. Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan bu yazılı kaynaklarda şehrin ismi Melita veya Maldia şeklinde telaffuz edilmektedir. Filolojik araştırmalar bu ismin kökeninin Hitit dilinde doğrudan bal anlamına gelen melid kelimesinden türediğini bilimsel olarak ortaya koymaktadır. Hititler döneminde bölgenin florasının ve iklim şartlarının arıcılığa ne denli uygun olduğu düşünüldüğünde bu isimlendirme coğrafi bir gerçeklikle de örtüşmektedir. Melit ve ava eklerinin birleşimiyle ortaya çıkan anlam bal ülkesi ya da bal diyarı olarak tercüme edilmekte olup bu durum bölgenin antik çağdaki refah düzeyine ve tarımsal zenginliğine işaret etmektedir.

Hitit Kitabelerindeki Sembolik Anlatımlar Ve Bereketin Simgeleri

Sadece sesli harflerle değil aynı zamanda görsel sembollerle de ifade edilen Malatya ismi Hitit kitabelerinde kendine has bir hiyeroglif yapıyla temsil edilmektedir. Antik metinlerde şehrin adı geçerken yanında sıklıkla öküz başı ve ayağı gibi figürlerin yer aldığı görülmektedir. Antik dünyada öküz sembolü gücü bereketi ve özellikle tarıma dayalı bir ekonominin sağlamlığını temsil eden kutsal bir imgedir. Bu sembollerin bal anlamıyla yan yana gelmesi Malatya'nın o dönemde hem hayvancılığın hem de özel nitelikli tarımsal ürünlerin merkezi olduğunu kanıtlamaktadır. Hititlerden kalan bu görsel miras şehrin binlerce yıl öncesinden itibaren bolluğun ve bereketin simgesi olarak tescillendiğini göstermektedir.

Roma Ve Bizans Döneminden Arap Akınlarına Uzanan İsim Dönüşümü

Tarihsel süreç içerisinde bölgeye hakim olan her imparatorluk şehrin ismini kendi dilsel yapısına uyarlamış ancak kökteki tınıyı büyük ölçüde muhafaza etmiştir. Roma ve Bizans kaynaklarında askeri bir üs olarak önem kazanan şehir Meliddu Melide Milid ve Melitea gibi farklı yazılışlarla anılmıştır. İslamiyetin yayılmasıyla birlikte bölgeye gelen Arap orduları ve coğrafyacıları şehri Malatiyye olarak kayda geçirmişlerdir. Sınır boylarında yer alması nedeniyle uzun yıllar boyunca İslam dünyası ile Bizans arasında bir tampon bölge görevi gören Malatya bu dönemde her iki kültürün de etkisi altında kalmıştır. Arapça isimlendirme olan Malatiyye bugünkü modern telaffuzun doğrudan öncüsü olarak kabul edilmektedir.

Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
İçeriği Görüntüle

Selçuklu Ve Osmanlı Mirasından Cumhuriyet Türkiyesine Kesintisiz Devamlılık

Türklerin Anadolu’ya girişi ve Malatya’yı fethetmeleriyle birlikte şehrin ismindeki değişim süreci artık Türkçenin fonetik kurallarına uygun bir hale bürünmeye başlamıştır. Selçuklular ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölge tarımsal üretimi ve ticari kervanların geçiş güzergahı olmasıyla stratejik değerini korumuştur. Osmanlı idari kayıtlarında ve tapu tahrir defterlerinde şehir büyük bir titizlikle yer alırken halk arasındaki yaygın kullanım zamanla Malatya şeklinde sabitlenmiştir. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edilmesiyle birlikte bu binlerce yıllık isimlendirme resmiyet kazanarak modern idari yapının bir parçası haline gelmiştir. Bugün Malatya dediğimizde sadece bir şehri değil Hititlerden bu yana gelen bal ülkesi mirasını ve onlarca farklı uygarlığın ortak hafızasını dile getirmiş oluyoruz.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım