Köprüpazar Köprüsü, Türkiye’nin Antalya iline bağlı Aspendos bölgesinde, Köprüçay (Eurymedon) Nehri üzerinde yükselen, tarihi zenginlikleriyle dikkat çeken bir yapıdır. 13. yüzyılda Selçuklu Hanedanı tarafından inşa edilen köprü, aslında 9 kemerli Roma dönemi Eurymedon Köprüsünün temelleri üzerine kurulmuş ve özgün sivri kemerleri ile dönemin mimari üslubunu yansıtmaktadır.

Roma Köprüsünün İzinde Modern Rekonstrüksiyon

Roma köprüsünün kalıntıları üzerine yapılan çalışmalar, modern teknoloji kullanılarak bilgisayar ortamında modellenmiştir. Mevcut kalıntılar esas alınarak oluşturulan simülasyon, köprünün rampaları, her iki kıyıdaki ayaklar ve bir sütunun temelini baz almıştır. Nehir yatağındaki diğer taşlar yerlerinden oynamış olduğu için modelde dikkate alınmamıştır.

Bilgisayar modeli, köprünün 259,50 metre uzunluğunda ve 9,44 metre genişliğinde olduğunu, 9 yuvarlak kemerle Eurymedon Nehri’ni dik açıyla geçtiğini ortaya koymaktadır. Yol güzergâhında sağ kıyıya yakın bir yerde hafif bir sola sapma görülürken, köprünün yüksekliği, iki rampanın meyilleri esas alınarak belirlenmiştir: sol kıyıda 12,3 m, sağ kıyıda 12,2 m. Antik köprünün yüksekliği ise günümüzdeki Selçuklu köprüsünden yaklaşık 4,1 m daha fazlaydı.

Küçük Kemerler ve Suya Karşı Koruma Sistemleri

Köprünün yatay orta kısmındaki 6 ana kemerin yanı sıra, sel tahliyesi için rampa alanında üç küçük kemer bulunur. Eurymedon Nehri, normal su seviyesinde bu üç ana kemerin altından akardı. Sağ ve sol kıyılarda, suyun temellere zarar vermemesi için sivri kıyı duvarları yer alıyordu. Arkeolojik bulgulara göre, bu duvarların uzunlukları akıntıya karşı 8,15 m, akıntı yönünde ise 4,7 m idi. Ayrıca köprünün her iki tarafında, bazı sütunlarda tek taraflı olarak kullanılan sivri dalgakıranlar bulunuyordu.

Üç ana kemerin açıklıkları köprü kalıntılarından belirlenmiş olup, orta kemer 23,52 m, yan kemerler ise 14,95 m olarak ölçülmüştür. Sağ ve sol sütun genişlikleri ise 9,60 m’dir. Anadolu’daki bazı Roma köprülerinde görülen içi oyuk yapılar, köprünün sağ tarafındaki rampada hala gözlemlenebilmektedir. Köprüdeki ankraş demirleri, antik dönemdeki mühendislik ustalığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu 1,5 m uzunluğundaki demir çubuklar, temel taşlarını birbirine sağlamlaştırmak için kullanılmıştır.

Roma’dan Selçuklu’ya Tarihî Yolculuk

Roma köprüsünün tarihi, Aspendos’a uzanan viyadüklerle bağlantılı olarak M.S. 4. yüzyıla kadar götürülebilir. Köprünün yapımında kullanılan 250 adet delikli taş, su hattından devşirilmiştir. Bazı uzmanlar, antik köprünün m.s. 363 yılında yaşanan bir depremle tahrip olduğunu ve delikli taşların yeniden inşada kullanıldığını öne sürmektedir.

Selçuklu Eseri: Alaeddin Keykubad Dönemi

Geç Roma dönemi köprüsünün kalıntıları üzerinde Sultan Alaeddin Keykubad döneminde (1219–1237) Selçuklular tarafından yeni bir köprü inşa edilmiştir. Bu yapı, antik köprünün parçalarından yararlanılarak inşa edilmiş, ancak nehrin ortasındaki merkez sütun hizasında belirgin bir zigzag güzergâh oluşturmuştur. Sivri kemerler ve zigzag güzergâh köprüyü Roma yapısından farklı kılmaktadır.

Selçuklu köprüsü, antik köprüye göre daha küçük ölçülere sahiptir; genişliği yarı oranında daraltılmış ve yüksekliği 4,1 m daha alçaktır. Köprünün uzunluğu, yeni rampanın eski köprünün yatay düzleme geçtiği noktadan başlamasıyla kısaltılmıştır.

Malzemede Zaman Yolculuğu: Devşirme Taşlar ve Opus Caementitium

Köprüde kullanılan başlıca malzeme kesme taşlar ve daha önce Aspendos viyadüğünden alınmış delikli taşlardır. Bu taşlar, Selçuklu köprüsünde rampa kısmında yeniden kullanılmıştır. Yıkılmak üzere olan yol kenarı duvarları, 1990’lı yıllarda restore edilirken, Rum ve Arap dillerinde yazılmış eski kitabeler de yapıya entegre edilmiştir. Köprü gövdesi, Roma çimentosu Opus Caementitium ile inşa edilmiştir ve bazı Selçuklu sütunlarında da aynı malzeme kullanılmıştır.

Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
Sağanak Akdeniz'in rengini değiştirdi! Kuruyan dereler yeniden doldu deniz kahverengiye büründü
İçeriği Görüntüle

“Köprüpazar Köprüsü, hem Roma mühendisliğinin hem de Selçuklu mimarisinin eşsiz bir birleşimini gözler önüne seriyor. Tarih burada adeta hayat buluyor.”

Köprüpazar Köprüsü, geçmişin izlerini taşıyan, tarih ve mühendisliğin buluştuğu nadir yapılardan biri olarak günümüzde ziyaretçilerini ağırlamaktadır.