Kırklareli şehri sahip olduğu derin tarihi geçmişi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapılarından biri olma özelliğini tarih boyunca korumuştur. Marmara Bölgesi’nin kuzeyinde Yıldız Dağları’nın eteklerine kurulan bu yerleşim merkezi antik çağlardan günümüze kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve her dönemde farklı isimlerle anılmıştır. Şehrin güncel adının kökeni ve tarihsel süreçte geçirdiği isim değişiklikleri bölgenin sosyokültürel yapısını anlamak adına büyük bir önem taşımaktadır. Yapılan arkeolojik çalışmalar ve tarihi belgeler ışığında kentin kuruluş öyküsü milattan önceki dönemlere kadar uzanmaktadır ancak kentin bilinen en eski ve yaygın isimlerinden birinin Bizans dönemine dayandığı görülmektedir. Bu dönemde şehir askeri ve dini bir merkez olarak konumlanmış ve bölgedeki inanç merkezlerinin yoğunluğu sebebiyle isimlendirilmiştir.

Bizans Dönemi Ve Saranta Ekklesies İsimlendirmesi

Şehrin Orta Çağ boyunca kullanılan ve Avrupa kaynaklarında sıkça rastlanan ismi Saranta Ekklesies olarak kayıtlara geçmiştir. Bu isim Yunanca kökenli bir tamlama olup doğrudan kırk kilise anlamına gelmektedir. Bizans İmparatorluğu döneminde bölgenin önemli bir dini çekim merkezi olması ve kent genelinde çok sayıda ibadethanenin yer alması bu ismin verilmesindeki en temel etken olarak kabul edilmektedir. Bazı tarihçiler bu rakamın tam olarak kırkı ifade etmediğini ancak çokluk belirtmek amacıyla kullanıldığını savunmaktadır. O dönemde Balkanlar üzerinden gelen ticaret yollarının ve askeri geçiş güzergahlarının üzerinde bulunan yerleşim merkezi bu ismiyle yüzyıllar boyunca anılmıştır. Saranta Ekklesies ismi yalnızca Bizans sınırları içinde kalmamış bölgeyi ziyaret eden seyyahlar ve tüccarlar aracılığıyla Batı dünyasında da tanınan bir yer ismi haline gelmiştir. Bu dönemde kentin mimari yapısı ve yerleşim planı da tamamen bu dini ve askeri kimlik etrafında şekillenmiştir.

Osmanlı Hakimiyeti Ve Kırk Kilise Dönemi

Balkanlar’ın Türkler tarafından fethine yönelik akınların yoğunlaştığı on dördüncü yüzyılda bölgenin kaderi değişmeye başlamıştır. Kısa süreli bir Haçlı işgalinin ardından miladi bin üç yüz atmış sekiz senesinde şehir Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir. Türklerin şehre yerleşmesiyle birlikte mevcut isimler Türk dilinin yapısına uygun hale getirilmiştir. Bizans döneminden kalan Saranta Ekklesies ismi Osmanlı yönetiminde birebir tercüme edilerek Kırk Kilise şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı arşiv belgelerinde ve tapu tahrir defterlerinde kentin adı uzun bir süre boyunca Kırk Kilise olarak yer almıştır. Osmanlılar bölgeyi fethettikten sonra mevcut sosyal yapıyı bozmadan kendi idari sistemlerini kurmuşlardır. Şehrin ismi her ne kadar Hristiyan inancına atıfta bulunsa da Türk idaresi altında bu isim beş yüz yılı aşkın bir süre boyunca değişmeden korunmuştur. Bu durum Osmanlı’nın bölgedeki kültürel çeşitliliğe ve tarihsel mirasa gösterdiği hoşgörünün bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.

Cumhuriyet Dönemi Ve Kırklareli İsminin Kabulü

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşanan Milli Mücadele döneminde bölge halkı büyük bir direniş göstermiş ve işgalci güçlere karşı vatan savunmasında aktif rol oynamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından kentin isminin Türk kimliğiyle daha uyumlu hale getirilmesi ve halkın kahramanlığının onurlandırılması amacıyla çeşitli öneriler sunulmuştur. Bin dokuz yüz yirmi dört senesinde yapılan yasal düzenleme ile şehrin adı Kırklareli olarak değiştirilmiştir. Bu isim değişikliğinin arkasında yatan temel düşünce bölgenin fethi sırasında şehit düşen kırk aziz veya kırk akıncı efsanesine dayanmaktadır. Yerel halk arasında anlatılan hikayelere göre şehrin manevi muhafızları olarak kabul edilen bu kırk kişi bölgenin Türk toprağı olmasında büyük pay sahibidir. Kırk Kilise adındaki kilise kelimesinin yerine eklenen el kelimesi ile şehir bir vatan toprağını ve kahramanlık diyarı anlamını kazanmıştır. Böylece hem kentin eski ismindeki sayısal köken korunmuş hem de anlamı milli bir kimliğe büründürülmüştür.

KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
İçeriği Görüntüle

Tarihsel Süreçte Şehrin Kültürel Miras Değişimi

Kırklareli ismi yalnızca bir coğrafi bölgeyi tanımlamakla kalmamış aynı zamanda bir milletin tarihsel hafızasını da içinde barındırmıştır. Şehrin isim serüveni Bizans’ın dinsel simgelerinden Osmanlı’nın tercüme geleneğine ve nihayetinde Cumhuriyet’in milli ruhuna kadar uzanan bir köprü niteliğindedir. Günümüzde Kırklareli modern Türkiye’nin huzurlu ve kültürel derinliği olan bir şehri olarak öne çıkmaktadır. Kentte yer alan tarihi yapılar camiler hamamlar ve eski yerleşim kalıntıları bu isimlerin her birinin izlerini taşımaktadır. Bölgedeki mimari doku her ne kadar zaman içinde değişime uğramış olsa da isimlerin taşıdığı sembolik anlamlar kentin ruhunda yaşamaya devam etmektedir. Yıldız Dağları’nın gölgesinde serpilmiş olan bu yerleşim merkezi tarihsel süreçte geçirdiği tüm bu dönüşümlerle birlikte Trakya kültürünün en özgün temsilcilerinden biri olmayı başarmıştır. Şehrin isminin tarihsel evrimi aslında Balkanlar’daki Türk varlığının ve bu topraklara vurulan mührün en somut kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kırklareli her bir köşesinde sakladığı hikayelerle tarih meraklılarını ve gezginleri kendisine çekmeye devam eden bir miras alanıdır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım