Türkiye’nin Avrupa kıtasındaki topraklarında yer alan ve zengin bitki örtüsüyle Yıldız Dağları’nın eteklerine kurulan Kırklareli şehri tarih boyunca stratejik bir geçiş noktası olmuştur. Altıncı yüzyıla kadar uzanan köklü geçmişiyle bu yerleşim merkezi Roma İmparatorluğu’ndan Bizans’a Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar pek çok farklı idarenin bayrağı altında yaşamıştır. Bu süreçte kentin kimliği sadece mimari yapılarla değil aynı zamanda dilden dile aktarılan ve resmi kayıtlara geçen isimleriyle de şekillenmiştir. Şehrin bugünkü ismine kavuşması aslında bir ulusun bağımsızlık mücadelesinin ve modern bir devlet inşa etme sürecinin sembolik bir adımı olarak görülmektedir. Kırklareli isminin ardındaki tarihsel süreç bölgenin sosyokültürel yapısını anlamak isteyen araştırmacılar için devasa bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Bizans Ve Orta Çağ Döneminde Saranta Ecclesies İsimlendirmesi
Şehrin bilinen en eski ve yaygın isimlerinden biri Orta Çağ boyunca kullanılan ve Yunanca kökenli olan Saranta Ecclesies tamlamasıdır. Bu isim doğrudan kırk kilise anlamına gelmekteydi ve bölgedeki inanç merkezlerinin yoğunluğuna atıfta bulunuyordu. Bizans İmparatorluğu döneminde bir dini merkez olarak konumlanan yerleşim yeri Balkanlar’dan gelen akınlara karşı önemli bir kale işlevi de görmüştür. O dönemde bölgedeki manastır ve kiliselerin sayısının çokluğu seyyahların notlarında ve imparatorluk yazışmalarında kentin bu isimle anılmasına neden olmuştur. Haçlı seferleri sırasında ve sonrasında Batı kaynaklarında da benzer anlamlara gelen Latince ve Fransızca ifadelerle anılan şehir dini kimliğiyle ön plana çıkan bir Trakya kasabası olarak tarihteki yerini almıştır.
Osmanlı Hakimiyeti Ve Kırk Kilise Adının Tercüme Geleneği
On dördüncü yüzyılın ikinci yarısında Sultan Birinci Murad döneminde Osmanlı topraklarına katılan şehir Türklerin bölgeye yerleşmesiyle birlikte yeni bir kültürel çehre kazanmaya başlamıştır. Osmanlı idarecileri fethettikleri yerlerdeki mevcut isimleri Türkçeleştirirken genellikle anlam kaymasına uğratmadan tercüme yoluna gitmişlerdir. Bu doğrultuda Saranta Ecclesies ismi Osmanlı Türkçesiyle Kırk Kilise olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yaklaşık beş yüz yıl boyunca resmi defterlerde tapu kayıtlarında ve yerel halkın dilinde Kırk Kilise olarak anılan bu yerleşim birimi Osmanlı’nın Balkanlar’daki en önemli sancaklarından biri haline gelmiştir. Bu dönemde şehre çok sayıda cami hamam ve kervansaray inşa edilse de kentin ismi geçmişten gelen bir miras olarak korunmuştur. Ancak zamanla bu ismin bölgedeki Türk varlığı ve halkın manevi değerleriyle tam olarak örtüşmediği yönündeki görüşler ağırlık kazanmaya başlamıştır.
Cumhuriyet Dönemi Ve Dr Fuat Umay’ın Tarihi Kanun Teklifi
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki işgal yıllarının ardından kazanılan büyük zafer yeni bir devletin temellerinin atılmasını sağlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte pek çok alanda yapılan devrimler yer isimlerinin millileştirilmesi ve daha anlamlı hale getirilmesi sürecini de beraberinde getirmiştir. Bin dokuz yüz yirmi dört yılında Kırklareli milletvekili olan Doktor Fuat Umay meclise sunduğu tarihi bir kanun teklifiyle Kırk Kilise adının değiştirilmesini talep etmiştir. Umay teklifinde bu ismin kentin Türk ve Müslüman karakterini yansıtmadığını ayrıca halkın kahramanlıklarını onurlandıracak bir isimle değiştirilmesinin psikolojik ve kültürel bir gereklilik olduğunu savunmuştur. Bu teklif Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir destekle karşılanmış ve yapılan oylama sonucunda şehrin ismi Kırklareli olarak resmen kabul edilmiştir. Bu değişim sadece bir isim değişikliği değil aynı zamanda kentin modern Türkiye’deki yeni kimliğinin de bir ilanı olmuştur.
Kırklareli İsminin Ardındaki Manevi Anlam Ve Kırk Azizler Efsanesi
Kırklareli isminin seçilmesindeki temel etkenlerden biri bölgenin fethi sırasında şehit düşen ve kırklar olarak anılan manevi şahsiyetlerdir. Halk inanışına göre bu bölgeye ilk giren akıncılar arasında yer alan kırk kişilik derviş-gaziler grubu şehrin manevi muhafızları olarak kabul edilmektedir. İsimdeki el takısı Türkçede yurt diyar veya memleket anlamına gelerek şehri Kırkların Diyarı şeklinde tanımlamıştır. Bu isim değişikliğiyle birlikte hem şehrin eski ismindeki sayısal köken korunmuş hem de kilise kelimesinin yerine milli ve manevi bir içerik yerleştirilmiştir. Günümüzde Kırklareli bu ismiyle Trakya’nın en huzurlu ve kültürel derinliği olan illerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Kırklareli sakinleri için bu isim bağımsızlığın ve köklü bir geçmişin en önemli nişanesi olarak görülmekte ve kentin tarihsel yolculuğundaki bu onurlu değişim her yıl çeşitli etkinliklerle hatırlanmaktadır. Şehir bugün modern çehresiyle geçmişin bu zengin isim mirasını harmanlayarak geleceğe emin adımlarla yürümektedir.