Batı Karadeniz’in en köklü yerleşim birimlerinden biri olan Kastamonu tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve her dönem stratejik önemini korumayı başarmıştır. Şehrin isminin kökenine dair bilim insanları ve tarihçiler tarafından ileri sürülen çeşitli tezler arasında en dikkat çekici olanı Bizans İmparatorluğu dönemine dayanan filolojik açıklamadır. Bölgenin antik çağlardan Orta Çağ’a geçiş sürecindeki idari yapısı kentin isimlendirilmesinde birincil rol oynamıştır. Kastamonu adının oluşumu tesadüfi bir ses benzerliğinden ziyade bölgeye hükmeden bir hanedanın ve inşa ettikleri askeri mimarinin birleşimiyle şekillenmiştir. Bu tarihsel süreç şehrin sadece bir yerleşim yeri değil aynı zamanda savunma amaçlı bir garnizon kenti olarak tasarlandığını da açıkça ortaya koymaktadır.

Kastra Ve Komnen Kelimelerinin Etimolojik Analizi

Şehrin isminin oluşumundaki ilk parça olan Latince kökenli kastra kelimesi antik Roma ve Bizans askeri literatüründe kale veya müstahkem mevkii anlamını taşımaktadır. Dönemin savunma stratejileri gereği yüksek kayalıkların üzerine inşa edilen tahkimatlar kastra olarak adlandırılmaktaydı. İkinci parça olan Komnen ise Bizans İmparatorluğu'na on birinci ve on ikinci yüzyıllarda hükmetmiş olan ünlü Komnenos hanedanını işaret etmektedir. Bu soylu ailenin bölgedeki varlığı ve şehre kazandırdıkları yapılar ismin ikinci yarısını oluşturmuştur. Zaman içerisinde halk dilinde ve bürokratik kayıtlarda bu iki kelime kaynaşarak Kastra-Komnen formundan bugünkü Kastamonu telaffuzuna evrilmiştir. Bu birleşim şehrin hem fiziksel yapısını yani kalesini hem de o dönemki siyasi otoritesini aynı isim çatısı altında toplamıştır.

KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
İçeriği Görüntüle

Komnenos Hanedanının Bölgedeki Stratejik Varlığı

Bizans tarihinin en güçlü ailelerinden biri olan Komnenoslar Kastamonu ve çevresini kendi nüfuz alanları olarak belirlemişlerdir. Hanedanın kurucu üyelerinin bölgeye yerleşmesiyle birlikte şehir askeri bir üs haline getirilmiştir. Komnenos ailesi kendi soylarını onurlandırmak ve askeri gücü simgelemek adına devasa bir kale inşa ettirerek bölgenin kontrolünü ellerinde tutmuşlardır. Bu kalenin etrafında gelişen yerleşim birimi hanedanın ismiyle anılmaya başlanmış ve bölgedeki siyasi hakimiyetleri ismin kalıcı hale gelmesini sağlamıştır. Hanedanın sadece savunma değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan da bölgeye yaptığı yatırımlar Kastamonu'nun o dönemde Karadeniz bölgesinin en parlak şehirlerinden biri haline gelmesine zemin hazırlamıştır. Komnenosların bölgeyi bir nevi aile mülkü gibi görmeleri ismin şehre sıkı sıkıya yapışmasının temel nedenidir.

Kastamonu Kalesi Ve Şehrin Fiziksel Dönüşümü

Kastra kelimesinin somut bir yansıması olan Kastamonu Kalesi şehrin en yüksek noktasında tüm heybetiyle yükselmektedir. İsmin kökenindeki kale vurgusu bugün bile kenti ziyaret edenlerin ilk dikkatini çeken unsurdur. Orta Çağ mimarisinin en karakteristik özelliklerini taşıyan bu yapı şehrin isminin binlerce yıl boyunca nasıl korunduğunun yaşayan bir kanıtıdır. Bizans dönemindeki orijinal yapısı üzerine Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eklemelerle günümüzdeki halini alan kale şehrin ismindeki kastra takısını tarihsel olarak doğrulamaktadır. Kalenin surları altında gelişen mahalle kültürü ismin halk arasındaki kullanımını pekiştirmiş ve resmi yazışmalarda Komnen hanedanıyla kurulan bağ hiçbir zaman unutulmamıştır. Şehrin topografik yapısı ismin içindeki her iki kavramın da neden bu kadar önemli olduğunu her sokak başında hissettirmektedir.

Kültürel Mirasın Dil Üzerindeki Kalıcı Etkileri

Bir yerin ismi o yerin hafızasıdır ve Kastamonu örneğinde bu hafıza Latince ve Grekçe unsurların Türk İslam kültürüyle harmanlanmasıyla günümüze ulaşmıştır. Komnen hanedanı bölgeden çekilmiş olsa da ve Türk akınları sonrası şehir el değiştirmiş olsa da ismin temel yapısı korunmuştur. Bu durum Anadolu’daki pek çok yerleşim yerinde görülen isim sürekliliğinin en tipik örneklerinden biridir. Kastra-Komnen birleşimi zamanla ses uyumu kurallarına göre değişim geçirerek Türkçenin fonetik yapısına uyum sağlamış ve bugünkü melodik haline kavuşmuştur. Bu evrim süreci Kastamonu’nun sadece Türk tarihine değil aynı zamanda dünya mirasına ait bir parça olduğunun da göstergesidir. İsimdeki bu zengin köken şehrin kültürel çeşitliliğini ve tarihsel katmanlarını yansıtarak gelecek nesillere aktarılmaya devam etmektedir.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım