Batı Karadeniz’in kadim yerleşim merkezlerinden biri olan Kastamonu, sahip olduğu geniş coğrafi alan ve zengin kültürel dokusuyla Türkiye’nin mülki idari yapılanmasında önemli bir yer tutmaktadır. Toplamda on dokuz ilçesi bulunan bu köklü şehir, her bir yönetim birimiyle farklı bir ekonomik ve sosyal dinamik sunmaktadır. Şehrin idari haritasına bakıldığında kıyı şeridinden iç kesimlere kadar yayılan geniş bir yelpazede yerleşimin şekillendiği görülmektedir. Bu ilçelerin her biri hem tarihsel mirasları hem de günümüzdeki gelişim potansiyelleriyle Kastamonu’nun genel yapısını oluşturmaktadır. Abana’dan Tosya’ya, Cide’den Taşköprü’ye kadar uzanan bu geniş ağ, bölgenin hem stratejik hem de turistik değerini artıran en temel unsurlar arasında yer almaktadır. Şehrin her bir köşesi, Karadeniz’in hırçın dalgalarından Ilgaz Dağları’nın eteklerine kadar uzanan bir hikayeye ev sahipliği yapmaktadır.
Kıyı Şeridindeki Liman Kentleri Ve Turizm Potansiyeli
Kastamonu’nun kuzey sınırını oluşturan Karadeniz sahil hattı, kentin dışa açılan kapısı niteliğindedir. Bu bölgede yer alan İnebolu, tarihsel süreçteki kahramanlık hikayeleri ve kendine has mimarisiyle dikkat çekerken, Cide ilçesi Rıfat Ilgaz’ın eserlerine konu olan doğal güzellikleriyle tanınmaktadır. Sahil şeridinin en doğusunda yer alan Çatalzeytin ve hemen yanındaki Abana, özellikle yaz aylarında yerli turistlerin uğrak noktası haline gelmiştir. Doğanyurt ise bakir doğası ve balıkçılık faaliyetleriyle sahil hattının daha sakin ancak stratejik bir noktasını oluşturmaktadır. Bu sahil ilçeleri, Karadeniz’in zorlu coğrafi koşullarına rağmen deniz ulaşımı ve kıyı turizmi açısından şehrin ekonomik can damarlarından biri olmaya devam etmektedir. Her yıl düzenlenen festivaller ve kültürel etkinlikler, bu ilçelerin sadece birer yerleşim yeri değil, aynı zamanda yaşayan birer kültür merkezi olduğunu kanıtlamaktadır.
İç Kesimlerdeki Tarımsal Üretim Ve Sanayi Merkezleri
Şehrin güneyine ve iç bölgelerine doğru ilerlendiğinde, tarım ve hayvancılığın domine ettiği bir yapı karşımıza çıkmaktadır. Tosya ilçesi, sadece Türkiye’de değil dünya çapında tanınan pirinç üretimiyle kentin ekonomik lokomotifi konumundadır. Aynı zamanda kapı sanayisindeki gelişmişliğiyle de dikkat çeken Tosya, sanayi ve tarımın harmanlandığı bir model sunmaktadır. Bir diğer önemli merkez olan Taşköprü ise adını dünyaya duyuran sarımsağıyla tarımsal kimliğini korumaktadır. Devrekani ve Seydiler gibi ilçeler, hayvancılık ve geniş tarım arazileriyle bölgenin gıda ihtiyacını karşılarken, son yıllarda kurulan organize sanayi bölgeleriyle üretim kapasitelerini artırmışlardır. Bu iç kesim ilçeleri, Kastamonu’nun kendi kendine yeten bir ekonomik yapıya sahip olmasında en büyük paya sahiptir. Karayolu ağlarının kesişme noktalarında bulunan bu yerleşimler, lojistik açıdan da büyük önem taşımaktadır.
Doğa Turizmi Ve Kanyonlar Bölgesinin Yükselişi
Kastamonu’nun batı ve orta kesimlerinde yer alan ilçeler, son yıllarda doğa turizminin yükselen yıldızları haline gelmiştir. Pınarbaşı ilçesi, bünyesinde barındırdığı dünyanın en derin kanyonlarından biri olan Valla Kanyonu ve devasa boyutlardaki Horma Kanyonu ile doğa tutkunlarının ilgisini çekmektedir. Azdavay ve Şenpazar ilçeleri de benzer şekilde yoğun orman örtüsü ve ahşap mimari dokusuyla eko-turizm alanında büyük bir ivme yakalamıştır. Küre ilçesi, bakır madenleriyle tarih boyunca sanayi merkezi olurken, günümüzde bu maden mirasını turizmle birleştirmektedir. Daday ilçesi ise atlı terapi merkezleri ve geleneksel yayla turizmiyle bölgenin dinlenme noktası olarak ön plana çıkmaktadır. Bu ilçelerin her biri, Kastamonu’nun sadece bir tarım şehri olmadığını, aynı zamanda doğa sporları ve macera turizmi için küresel bir merkez olma yolunda ilerlediğini göstermektedir.
Tarihsel Miras Ve Stratejik Ulaşım Güzergahları
Şehrin genel yapısını tamamlayan Araç, İhsangazi ve Hanönü gibi ilçeler, tarihsel ticaret yolları üzerinde bulunmaları sebebiyle stratejik bir öneme sahiptir. Araç ilçesi, Kastamonu ile Karabük arasındaki geçiş güzergahında yer alarak bölgenin ulaşım trafiğinde kilit bir rol üstlenmektedir. İhsangazi ilçesi, son yıllarda popülerliği artan siyez buğdayının gen merkezi olarak tarımsal mirası geleceğe taşımaktadır. Ağlı ve Hanönü ise yerel yönetimlerin yürüttüğü projelerle modern şehircilik anlayışını kırsal dokuyla birleştirmektedir. Tüm bu ilçelerin koordineli bir şekilde yönetilmesi, Kastamonu Valiliği ve ilgili belediyelerin ortak projeleriyle kentin genel refah seviyesini yükseltmektedir. Altyapı yatırımlarının artması ve ulaşımdaki iyileştirmeler, bu ilçelerin birbiriyle olan bağını güçlendirerek Kastamonu’yu bütüncül bir kalkınma modeline doğru taşımaktadır. Her bir ilçe, kendi yerel değerlerini korurken şehrin ortak geleceğine katkı sağlamaya devam etmektedir.