Türkiye’nin en doğusunda yer alan ve serhat şehri unvanıyla anılan Kars sadece coğrafi konumuyla değil isminin taşıdığı derin tarihsel yükle de Anadolu’nun en özel yerleşim yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarih boyunca pek çok farklı medeniyete kapılarını açan bu stratejik bölge yiğitlik ve kahramanlık hikayelerinin harmanlandığı bir coğrafya olarak biliniyor. Şehrin isminin kökenine dair yapılan araştırmalar bizi binlerce yıl öncesine Kafkasya’nın kuzeyinden Anadolu’ya akan Türk boylarının izlerine götürüyor. Günümüzde modern bir kent kimliği taşısa da Kars isminin tınısında Orta Asya’dan Kafkaslara uzanan geniş bir bozkır kültürünün yansımalarını duymak mümkün oluyor. Bu isimlendirme süreci sıradan bir adlandırmadan ziyade bölgeye mührünü vuran toplulukların kültürel ve askeri gücünün bir nişanesi olarak tarih sayfalarındaki yerini koruyor.
Bulgar Türklerinin Velentur Boyu Ve Karsak Oymağının Mirası
Kars isminin kökenine dair en güçlü ve bilimsel çevrelerce genel kabul gören görüş bu adın milattan önceki dönemlerde bölgeye yerleşen Türk topluluklarına dayandığıdır. Milattan önce 130 ile 127 yılları arasında Kafkas Dağları’nın kuzey yamaçlarından ve bugünkü Dağıstan bölgesinden kopup gelen Bulgar Türklerinin bu topraklarda kalıcı izler bıraktığı biliniyor. Bu büyük Türk göç dalgası içerisinde yer alan Velentur boyuna mensup Karsak oymağı bugünkü Kars ve çevresine yerleşerek bölgenin isimlendirilmesinde ana kaynak teşkil etmiştir. Karsak adı o dönemde bölgede yaşayan halkın dili ve kültürüyle özdeşleşerek zamanla evrilmiş ve bugünkü Kars halini almıştır. Bu tarihsel veri şehrin sadece İslami dönem veya Osmanlı döneminde değil çok daha eski çağlarda dahi Türk izlerini taşıdığını kanıtlayan en önemli belgelerden biri olarak kabul ediliyor.
Yiğitlik Ve Hamaset Kültürünün Şehir İsmindeki Yansımaları
Kars denilince akla gelen ilk kavramlardan biri şüphesiz hamasettir. Bölgenin sınır boyunda yer alması ve yüzyıllar boyunca sürekli savunma hattı görevi görmesi kentin isminin de bu kahramanlık ruhuyla bütünleşmesine neden olmuştur. Menkıbelere ve destanlara konu olan Kars ismi bölge insanının karakter yapısını ve dirençli duruşunu simgeleyen bir sembol haline gelmiştir. Eski Türkçede ve yerel lehçelerde Karsak kelimesinin taşıdığı anlamlar incelendiğinde genellikle çeviklik kurnazlık ve dayanıklılık gibi kavramlarla karşılaşıyoruz. Bu özellikler hem bölgeye adını veren oymağın askeri disiplinini hem de o coğrafyada hayatta kalmanın gerektirdiği zorlu şartları temsil ediyor. Dolayısıyla Kars ismi sadece bir yer belirteci değil aynı zamanda binlerce yıllık bir yaşam felsefesinin ve mücadele azminin günümüze ulaşan sesidir.
Kafkasya Ve Anadolu Arasındaki Tarihsel Köprü Görevi
Kars şehrinin isimlendirilme süreci bölgenin Kafkasya ile Anadolu arasında bir kilit noktası olmasından bağımsız düşünülemez. Dağıstan üzerinden gelen Türk boylarının bu bölgeyi yurt tutması Anadolu’nun Türkleşme sürecinin çok daha eskilere dayandığını gösteren arkeolojik ve onomastik ipuçları sunmaktadır. Karsak oymağının bölgeye yerleşmesiyle birlikte kurulan yerleşim düzeni zamanla bir şehir devletine ve ardından önemli bir savunma kalesine dönüşmüştür. Bölgedeki antik kalıntılar ve yer isimleri üzerinde yapılan detaylı dilbilim çalışmaları Türk dillerinin farklı lehçelerindeki değişimlerin Kars isminde nasıl vücut bulduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tarihsel süreklilik şehrin kültürel mimarisini de şekillendirmiş ve Kars’ı hem Kafkasya’nın sert mizacıyla hem de Anadolu’nun kucaklayıcı ruhuyla harmanlamıştır.
Eski Metinlerde Ve Destanlarda Kars Adının Geçiş Biçimleri
Tarihsel kayıtlar incelendiğinde Kars isminin farklı dönemlerde çeşitli kaynaklarda zikredildiği görülüyor. Orta Çağ seyyahlarının notlarından yerel halk ozanlarının deyişlerine kadar geniş bir yelpazede bu isim saflığını ve gücünü koruyarak bugüne ulaşmıştır. Bulgar Türklerinin bir mirası olan Karsak ismi zamanla sadece bir boy adı olmaktan çıkıp bölgenin tamamını kapsayan bir coğrafi terim haline gelmiştir. Bu durum göçebelikten yerleşik hayata geçiş sürecinde Türk boylarının yerleştikleri bölgelere kendi adlarını verme geleneğinin en tipik örneklerinden biridir. Günümüzde Kars kenti sahip olduğu bu köklü geçmişi her sokağında ve her tarihi taşında hissettirmeye devam ediyor. Şehrin isminin dayandığı bu köklü menkıbe günümüz Kars halkının kimlik bilincinde de önemli bir yer tutarak kentin manevi koruyucusu olmaya devam ediyor.





