Yaşam

Kars’ın İlçeleri Nelerdir?

Türkiye’nin en doğusunda yer alan ve hem tarihi dokusu hem de stratejik konumuyla dikkat çeken Kars şehri sahip olduğu yedi ilçesiyle birlikte bölgenin yükselen değerleri arasında yer almaya devam ediyor.

Abone Ol

Türkiye’nin en doğusunda yer alan ve hem tarihi dokusu hem de stratejik konumuyla dikkat çeken Kars şehri sahip olduğu yedi ilçesiyle birlikte bölgenin yükselen değerleri arasında yer almaya devam ediyor. Deniz seviyesinden oldukça yüksekte kurulu olan bu serhat şehri sadece merkezindeki Rus mimarisi ve tarihi yapılarıyla değil ilçelerinin sunduğu tarım hayvancılık ve turizm potansiyeliyle de ön plana çıkıyor. Kars merkez yerleşkesi dışında kalan Akyaka Arpaçay Digor Kağızman Sarıkamış Selim ve Susuz ilçeleri her biri kendine has kültürel özellikleri ve coğrafi yapılarıyla kentin genel yapısını tamamlayan önemli birer parça olarak görülüyor. Bölgedeki sosyo-ekonomik hayatın temelini oluşturan bu ilçeler kış turizminden sınır ticaretine kadar pek çok farklı alanda Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor.

Kış Turizminin Ve Doğanın Merkezi Sarıkamış

Sarıkamış ilçesi Kars’ın sadece Türkiye genelinde değil dünya çapında tanınan en önemli noktalarından biri olarak kabul ediliyor. İlçeyi diğerlerinden ayıran en büyük özellik dünyada sadece Alp Dağları’nda görülen kristal kar yapısına sahip olmasıdır. Bu özellik Sarıkamış’ı kış sporları meraklıları için vazgeçilmez bir merkez haline getiriyor. Sarıçam ormanlarıyla çevrili olan ilçe kış aylarında bembeyaz bir örtüye bürünerek ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Tarihi açıdan da büyük bir öneme sahip olan Sarıkamış Birinci Dünya Savaşı dönemindeki hüzünlü hatıraları barındıran anıtları ve şehitlikleri ile her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. İlçenin ekonomik yapısı büyük oranda kış turizmine ve ormancılık faaliyetlerine dayanırken son yıllarda yapılan modern otel yatırımları bölgenin çehresini tamamen değiştirmiş durumdadır.

Tarihi İpek Yolu Ve Arpaçay Havzası

Ermenistan sınırında yer alan Akyaka ve Arpaçay ilçeleri bölgenin sınır güvenliği ve tarımsal üretimi açısından kritik bir noktada bulunuyor. Arpaçay ilçesi özellikle Çıldır Gölü’nün bir kısmına ev sahipliği yapması nedeniyle balıkçılık ve doğa turizmi açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Kış aylarında tamamen donan göl üzerinde yapılan atlı kızak gezintileri ve buzun kırılarak yapılan balık avcılığı bölgenin kültürel bir simgesi haline gelmiş durumdadır. Akyaka ise sınırın en uç noktasında yer alan sakin yapısıyla biliniyor. Bu ilçelerdeki geniş meralar ve verimli araziler hayvancılığın en saf haliyle sürdürülmesine olanak tanıyor. Bölge halkının büyük bir kısmının geçim kaynağı olan büyükbaş hayvancılık bu ilçelerdeki yüksek rakımlı yaylalar sayesinde oldukça kaliteli süt ve et ürünlerinin üretilmesini sağlıyor.

Kayısı Bahçeleriyle Anılan Kağızman Ve Digor

Kars denilince akla gelen soğuk iklimin aksine Kağızman ilçesi mikroklima iklim özelliği sayesinde bölgenin meyve bahçesi olarak adlandırılıyor. Aras Nehri’nin geçtiği bu bereketli vadide meşhur Kağızman kayısısı ve uzun elması yetiştiriliyor. Digor ilçesi ile komşu olan Kağızman dağlık ve engebeli yapısının yanı sıra vadi tabanlarındaki verimli topraklarıyla Kars’ın diğer ilçelerinden iklimsel olarak ayrılıyor. Digor ilçesi ise tarihi kaya yerleşimleri ve eski kilise kalıntılarıyla arkeolojik bir derinlik sunuyor. Hayvancılığın yanı sıra arıcılık faaliyetlerinin de yoğun olarak yürütüldüğü bu kesimlerde üretilen bal çeşitleri yüksek rakımlı bitki çeşitliliği sayesinde kendine has bir aromaya sahip oluyor. Bölgedeki yerel halkın geleneksel yaşam biçimini koruması bu ilçeleri kültürel keşif yapmak isteyenler için cazip bir rota haline getiriyor.

Yüksek Yaylaların Ve Hayvancılığın Kalbi Selim Ve Susuz

Kars’ın batısında ve kuzeyinde yer alan Selim ile Susuz ilçeleri geniş düzlükleri ve uçsuz bucaksız çayırlarıyla kentin hayvancılık merkezi olma unvanını pekiştiriyor. Selim ilçesi özellikle atlı sporlara olan ilgisiyle tanınıyor ve bölgede cirit oyunları geleneği hala en canlı haliyle yaşatılıyor. Demiryolu hattı üzerinde bulunması ilçenin ulaşım imkanlarını artırırken ticari faaliyetlerin de canlanmasına katkı sağlıyor. Susuz ilçesi ise adının aksine su kaynakları ve şelalesiyle ünlü bir bölgedir. Susuz Şelalesi kentin doğal güzellikleri arasında önemli bir yer tutarken ilçenin genelinde süt ürünleri üretimi profesyonel bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Kars peyniri ve gravyerinin ham maddesi olan kaliteli sütler büyük oranda bu iki ilçedeki doğal ortamda beslenen hayvanlardan elde ediliyor. Her iki ilçe de sakin yaşamı ve bozulmamış doğasıyla Anadolu’nun saf ruhunu yansıtmaya devam ediyor.