Türkiye’nin doğu sınırında yer alan ve tarih boyunca stratejik bir eşik olma özelliğini koruyan Kars şehri sahip olduğu yedi farklı ilçeyle bölgenin sosyo ekonomik haritasını şekillendirmeye devam ediyor. Kentin genel mali yapısı ve refah düzeyine bakıldığında sanayileşmeden ziyade tarım hayvancılık ve son yıllarda büyük bir ivme kazanan turizm faaliyetlerinin belirleyici olduğu görülmektedir. Yatırım potansiyeli ticaret hacmi ve hane halkı gelirleri açısından değerlendirildiğinde Kars Merkez ilçesi şehrin lokomotif gücü olarak listenin en başında yer alıyor. İl merkezi sadece bir yönetim birimi olmanın ötesinde bankacılık hizmetlerinden eğitim kurumlarına kadar geniş bir altyapıya sahip olması nedeniyle çevre ilçelerden gelen sermayenin de toplandığı ana merkez konumundadır. Bu durum merkezin ekonomik olarak en gelişmiş ve zengin bölge olma özelliğini pekiştirirken diğer ilçelerin de kendi içlerindeki özel üretim modelleriyle bu kalkınmaya destek verdiği gözlemleniyor.
Ticari Hareketliliğin Ve Hizmet Sektörünün Merkezi Olarak Şehir Kalbi
Kars’ın ekonomik refah düzeyinin en yüksek olduğu nokta olan merkez ilçe özellikle kamu yatırımlarının yoğunluğu ve hizmet sektöründeki çeşitlilikle dikkat çekiyor. Kafkas Üniversitesi’nin varlığı şehre ciddi bir öğrenci nüfusu katarken bu durum yerel esnafın ve hizmet sağlayıcıların gelir düzeyini doğrudan etkiliyor. Şehir merkezindeki Rus döneminden kalma tarihi binaların restore edilerek butik otellere ve restoranlara dönüştürülmesi turizm gelirlerinin tabana yayılmasını sağlıyor. Kent merkezinde yoğunlaşan ticaret odaları ve borsa faaliyetleri bölgenin süt ürünleri ve et ticaretinin finansal olarak yönetildiği bir mekanizma işlevi görüyor. Bu ekonomik döngü merkez ilçenin alım gücünü artırırken modern alışveriş alanlarının ve sosyal tesislerin de bu bölgede kümelenmesine olanak tanıyor. Diğer taraftan ulaşım ağlarının kesişme noktası olması nedeniyle çevre illerle olan ticaret trafiği de merkezin ekonomik canlılığını her mevsim taze tutuyor.
Kış Turizminin Finansal Kaynağı Ve Sarıkamış Ekonomisi
Kars’ın zenginlik dendiğinde akla gelen ikinci büyük durağı şüphesiz Sarıkamış ilçesidir. Sarıkamış sadece bir yerleşim yeri değil aynı zamanda kristal kar yapısıyla dünya çapında bir kayak merkezi olarak kentin en büyük döviz ve yerli sermaye giriş noktalarından birini temsil ediyor. Kış aylarında doluluk oranları zirveye ulaşan lüks oteller ve kayak tesisleri ilçedeki istihdamı artırırken bölge halkının refah seviyesini de yukarı çekiyor. Ormancılık faaliyetlerinin de gelişmiş olduğu bu bölgede doğa turizmi yılın her dönemine yayılmaya çalışılıyor. Yatırımcıların odak noktası haline gelen Sarıkamış gayrimenkul değerlerinin en hızlı yükseldiği ilçelerden biri olarak Kars’ın ekonomik pastasındaki en büyük dilimlerden birini sahipleniyor. Turizmin yarattığı bu ekonomik dalgalanma bölgedeki yerel üreticilerin de ürünlerini daha yüksek katma değerle satmasına imkan tanıyarak ilçenin mali portresini güçlendiriyor.
Tarım Ve Hayvancılığın Yarattığı Reel Sermaye Gücü Selim Ve Kağızman
Kars ekonomisinin gerçek zenginliği olan hayvancılık ve tarımsal üretim Selim ve Kağızman ilçelerinde somut bir finansal güce dönüşüyor. Selim ilçesi geniş meraları ve profesyonel hayvancılık işletmeleriyle kentin et ve süt üretimindeki liderliğini sırtlıyor. Buradaki hayvan varlığı ve buna bağlı olarak gelişen süt toplama merkezleri ilçeye düzenli bir nakit akışı sağlıyor. Diğer taraftan Kağızman ilçesi mikroklima iklimi sayesinde Kars’ın geri kalanından farklı bir ekonomik modele sahip bulunuyor. Kayısı ve elma üretimi gibi tarımsal faaliyetlerin merkezi olan Kağızman ihracat potansiyeliyle kentin dış ticaret rakamlarına önemli katkılar sunuyor. Bu ilçelerdeki zenginlik daha çok toprak ve hayvan varlığına dayalı reel bir sermaye olarak karşımıza çıkıyor ve bu durum yerel halkın sosyo ekonomik güvencesini oluşturuyor. Geleneksel üretimin modern tekniklerle birleşmesi bu ilçelerdeki refahın sürdürülebilirliğini de beraberinde getiriyor.
Sınır Ticareti Ve Gelecek Vaat Eden Lojistik Yatırımlar
Kars’ın en doğusunda yer alan Akyaka ve Arpaçay gibi ilçeler ise jeopolitik konumlarının getirdiği avantajlarla geleceğin zenginleşme potansiyelini taşıyor. Bakü Tiflis Kars demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle birlikte lojistik merkez olma yolunda ilerleyen bu bölge uluslararası ticaret yollarının üzerinde stratejik bir durak haline gelmiş durumdadır. Sınır ticaretinin canlanması yönündeki beklentiler bölgedeki ticari arsa değerlerini ve lojistik yatırım iştahını artırıyor. Nüfus olarak daha küçük olmalarına rağmen bu ilçeler sahip oldukları geniş araziler ve stratejik geçiş noktalarıyla kentin toplam ekonomik değerini yükseltiyor. Gelecek yıllarda sanayi bölgelerinin ve depolama alanlarının bu aksa kaymasıyla birlikte Kars’ın refah haritasında bu ilçelerin çok daha belirgin bir rol oynaması bekleniyor. Kentin genelindeki bu çok sesli ekonomik yapı Kars’ı Doğu Anadolu’nun kendi kendine yetebilen ve her geçen gün zenginleşen bir merkezi haline dönüştürüyor.