Türkiye’nin en doğu ucunda yer alan ve tarih boyunca stratejik bir sınır kenti olma özelliğini koruyan Kars sahip olduğu yedi ilçesiyle bölgenin toplumsal ve mali yapısını şekillendirmeye devam ediyor. Kentin genel ekonomik tablosuna bakıldığında tarım ve hayvancılığın ana geçim kaynağı olduğu görülürken sanayileşme oranının düşük kalması bazı bölgelerin gelişim hızını yavaşlatıyor. Sosyoekonomik gelişmişlik endeksleri ve yerel gelir dağılımı verileri incelendiğinde il merkezinin sunduğu imkanlar ile kırsal ilçeler arasındaki farklar dikkat çekiyor. Özellikle ulaşım ağlarına uzaklığı kısıtlı tarım arazileri ve zorlu iklim koşulları bazı ilçelerin ekonomik anlamda daha kırılgan bir yapıda kalmasına neden oluyor. Kars’ın ekonomik refah düzeyinin en kısıtlı olduğu bölgeler genellikle kentsel yatırımlardan en az payı alan ve göç verme hızı en yüksek olan yerler olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum bölgedeki gelir dağılımı adaletsizliğini tetiklerken yerel yönetimlerin bu ilçelere yönelik kalkınma projelerini hızlandırmasını zorunlu kılıyor.
Kırsal Yoksulluk Ve Sosyoekonomik Gelişmişlik Endeksindeki Sonuçlar
Kars il genelinde yapılan araştırmalar ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan veriler ışığında ilçelerin gelişmişlik sıralaması değişkenlik gösteriyor. Bölgenin sosyoekonomik açıdan en geride kalan bölgeleri arasında genellikle Susuz ve Digor gibi ilçeler ön plana çıkıyor. Bu bölgelerdeki temel sorun iş imkanlarının sadece geleneksel hayvancılıkla sınırlı kalması ve sanayi altyapısının neredeyse hiç bulunmamasıdır. Genç nüfusun eğitim almak veya iş bulmak amacıyla büyük şehirlere göç etmesi ilçelerde kalan yaşlı nüfusun ekonomik canlılığı sürdürmesini zorlaştırıyor. Sosyal yardımlaşma verilerine bakıldığında bu ilçelerdeki hane halkı gelirinin asgari yaşam standartlarının altında kalabildiği ve devlet desteklerine duyulan ihtiyacın diğer bölgelere oranla daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Altyapı yatırımlarının eksikliği ve kış aylarının çok uzun sürmesi ısınma ve ulaşım maliyetlerini artırarak bölge halkının ekonomik yükünü daha da ağırlaştırıyor.
Tarım Arazilerinin Kısıtlılığı Ve Hayvancılıktaki Verim Sorunları
Kars’ın ekonomik açıdan en zayıf halkası olarak görülen ilçelerde coğrafi koşullar halkın kaderini belirleyen en önemli faktör olarak dikkat çekiyor. Dağlık arazi yapısı ve meraların verimsizleşmesi hayvancılığı temel geçim kaynağı edinen vatandaşların kar marjlarını ciddi oranda düşürüyor. Modern hayvancılık tekniklerinin bölgeye tam anlamıyla entegre edilememesi süt ve et veriminin düşük kalmasına yol açıyor. Bu durum üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına ve sermaye birikiminin sağlanamamasına neden oluyor. Özellikle Digor ve Susuz gibi ilçelerde sulama projelerinin yetersiz kalması bitkisel üretimin sadece yem bitkileriyle sınırlı kalmasına sebebiyet veriyor. Katma değeri yüksek ürünlerin yetiştirilememesi ilçelerin ticaret hacmini daraltırken yerel halkın kendi ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlandığı bir ekonomik döngü yaratıyor. Bölgedeki pazarlama ağlarının zayıflığı üreticinin ürününü doğrudan tüketiciye ulaştırmasını engelleyerek aracıların kâr payını artırıyor ve asıl üreticinin fakirleşmesine zemin hazırlıyor.
Eğitim Ve Sağlık Altyapısındaki Eksikliklerin Ekonomiye Etkisi
Ekonomik refahın sadece parasal gelirle ölçülemediği günümüzde eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim de bir bölgenin gelişmişlik düzeyini belirleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Kars’ın geri kalmış ilçelerinde kalifiye iş gücü yetiştirecek teknik okulların ve sağlık komplekslerinin yetersizliği bölgesel kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Eğitim seviyesinin yükselmemesi bölgedeki gençlerin modern üretim modellerine adaptasyonunu zorlaştırırken sağlık hizmetleri için il merkezine gitmek zorunda kalan halk ek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Bu durum sermayenin ilçeden dışarıya akmasına ve yerel esnafın iş yapamaz hale gelmesine yol açıyor. Sosyal imkanların kısıtlı olması nitelikli personelin bu ilçelerde uzun süre kalmak istememesine neden olarak kamu hizmetlerinin kalitesini de olumsuz etkiliyor. Yatırımcıların bu bölgeleri tercih etmemesindeki temel nedenlerden biri olan bu altyapı yetersizliği ilçelerin ekonomik makus talihini yenmesini engelliyor.
Bölgesel Kalkınma Projeleri Ve Gelecek Beklentileri
Kars’ın dezavantajlı ilçelerinin bu durumdan kurtulabilmesi için devlet ve yerel yönetimler tarafından çeşitli kalkınma hamleleri planlanıyor. Tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kurulması ve meraların ıslah edilmesi gibi adımlar bölgedeki hayvancılık gelirlerini artırmayı hedefliyor. Ayrıca Doğu Anadolu Projesi kapsamında hayata geçirilen yatırımlar bu ilçelerdeki ulaşım ve barınma sorunlarını çözmeye odaklanıyor. Ancak gerçek bir ekonomik iyileşme için bölgenin sadece bir hayvancılık havzası olarak değil aynı zamanda doğa turizmi ve ekolojik tarım merkezi olarak da değerlendirilmesi gerekiyor. Susuz Şelalesi gibi doğal güzelliklerin turizme kazandırılması veya yerel ürünlerin coğrafi işaretlerle markalaşması ilçelerin gelir düzeyini yükseltebilir. Ekonomik olarak en alt sıralarda yer alan bu bölgelerin potansiyeli doğru kullanıldığında Kars’ın genel refah seviyesine büyük katkı sunabileceği öngörülüyor. Uzun vadeli yatırımların hayata geçmesiyle birlikte bu ilçelerin göç veren değil üreten ve kazanan bölgeler haline dönüşmesi amaçlanıyor.




