Milli Mücadele yıllarında gösterdiği destansı direnişle tarihin akışını değiştiren illerimizin başında gelen Maraş, sahip olduğu onurlu unvanın arkasında çok büyük bir fedakarlık ve kahramanlık hikayesi barındırıyor. Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun dört bir yanının işgal edilmeye başlandığı karanlık günlerde, Maraş halkı eşine az rastlanır bir kararlılık sergiledi. Şehrin ismi, sadece coğrafi bir tanımlama olmaktan çıkıp bir milletin hürriyet sevdasının mührü haline geldi. İlk olarak İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edilen şehir, daha sonra yapılan gizli anlaşmalar neticesinde Fransız yönetimine devredildi. Bu süreçte yaşanan haksızlıklar ve halkın onuruna dokunan saldırılar, fitili ateşlenen bir bağımsızlık meşalesine dönüştü. Şehrin bugünkü adının başında gururla taşıdığı o özel sıfat, tam elli iki yıl önce yasalaşarak resmiyet kazansa da halkın kalbinde çok daha eski bir tarihte kazanılmıştı.

Mütareke Karanlığında İlk İşgal Ve Halkın Sessiz Direnişi

Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte imzalanan ateşkes anlaşması, Anadolu topraklarını savunmasız bir hale getirdi. Bu stratejik boşluktan yararlanan İngiliz birlikleri, Maraş topraklarına ilk giren işgalci güç oldu. Başlangıçta nispeten kontrollü bir işgal süreci yürüten İngilizler, bölgedeki yeraltı kaynaklarını ve lojistik yolları denetim altına almaya çalıştı. Ancak Maraş halkı, bu yabancı askerlerin varlığından duyduğu derin rahatsızlığı her fırsatta dile getiriyordu. Camilerde okunan hutbelerden sokaktaki fısıltılara kadar her noktada bir direniş fikri olgunlaşmaya başladı. Halkın bu dönemdeki vakur ama kararlı duruşu, ileride başlayacak olan silahlı mücadelenin psikolojik altyapısını oluşturdu. Henüz büyük bir çatışma çıkmamış olsa da şehir adeta bir barut fıçısı gibi sessizce beklemekteydi.

Fransız İşgali Ve Mücadeleyi Başlatan Bayrak Olayı

İngilizlerin şehri Fransızlara devretmesiyle birlikte işgalin boyutu ve niteliği tamamen değişti. Fransız birliklerinin yanında getirdiği Ermeni çetelerinin halka yönelik baskı ve zulümleri, bardağı taşıran son damla oldu. Maraş Kalesi'nde dalgalanan Türk bayrağının indirilmesi, şehirde tam anlamıyla bir infiale yol açtı. Şehrin manevi liderlerinden Rıdvan Hoca’nın "Hürriyeti olmayan bir millette cuma namazı kılınmaz" sözü, halkın sokaklara dökülmesine ve kaleye hücum etmesine neden oldu. Bu olay, bir kentin topyekun ayağa kalkışının ve işgalci güçlere karşı başlatılan organize direnişin en önemli dönüm noktası olarak tarihe geçti. Kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle her bir fert, elinde ne varsa onunla vatanını savunmaya başladı. Sokak sokak, ev ev yürütülen bu mücadele, modern ordulara karşı bir halkın inancıyla nasıl galip gelebileceğinin dünyadaki en nadir örneklerinden biri haline geldi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarafından Verilen Onur Payesi

Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanması ve Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra, Maraş’ın bu emsalsiz başarısı hiçbir zaman unutulmadı. Meclis çatısı altında yapılan çeşitli görüşmelerde, kentin bu fedakarlığının kalıcı bir nişane ile ödüllendirilmesi gerektiği sıkça dile getirildi. Takvimler 7 Şubat 1973 tarihini gösterdiğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihi bir karara imza attı. Kabul edilen kanun teklifiyle, şehrin ismi "Kahraman" unvanıyla birleştirilerek Kahramanmaraş olarak tescil edildi. Bu karar, sadece bir isim değişikliği değil, aynı zamanda o dönemde canını ortaya koyan tüm isimsiz kahramanlara sunulmuş bir devlet vefasıydı. Bu tarihten itibaren şehir, resmi yazışmalarda ve haritalarda yeni ismiyle anılmaya başlandı ve tüm Türkiye’de bağımsızlığın simge kentlerinden biri olarak tescillendi.

KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
KÜLLİYE’DEN CANLI: BİR RAMAZAN AKŞAMI
İçeriği Görüntüle

Kentin Hafızasında Yaşayan İstiklal Madalyası Ve Gurur

Kahramanmaraş, isminin başında taşıdığı bu özel unvanın yanı sıra, şahsına İstiklal Madalyası verilen nadir şehirlerden biri olma özelliğini de taşır. Halkın gösterdiği toplu kahramanlık nedeniyle, tek tek bireylere madalya vermek yerine tüm şehre madalya verilmesi uygun görülmüştür. Her yıl kurtuluş yıl dönümlerinde bu madalya büyük bir gururla göndere çekilir ve halkın bağımsızlık aşkı yeniden tazelenir. Şehirdeki müzeler, anıtlar ve sokak isimleri bu şanlı tarihin izlerini her köşede yaşatmaya devam etmektedir. Kahramanmaraş ismi bugün sadece idari bir tanım değil, aynı zamanda zor şartlar altında imkansızı başaran bir milletin karakterini temsil eden bir onur madalyasıdır. Şehrin her bir sakini, bu unvanın getirdiği sorumluluğun ve tarihi mirasın bilinciyle yaşamını sürdürmekte, bu büyük destanı gelecek nesillere aktarmayı bir görev saymaktadır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım