Tatilcilerin her yıl akın ettiği Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi popüler rotaların gölgesinde kalan, ancak doğallığıyla büyüleyen bir koy var: Yerel halkın bile adını fısıldayarak söylediği bu yer, dijital haritalarda görünmüyor ama doğaseverlerin kalbinde çoktan taht kurdu.
Ne tabelası var, ne de kalabalığı... Bu koy, Muğla’nın bilinen tatil merkezlerine yaklaşık 40 dakika mesafede. Ancak ulaşmak için asfalt yolları değil, keçi patikalarını takip etmek gerekiyor. İşte bu zorlu ulaşım, koyun bugüne kadar bakir kalmasını sağlamış.
Koyun denizi öyle berrak ki, tek bir çakıl taşını bile suyun altında seçebiliyorsunuz. Gürültü yok, tesis yok, sadece dalga sesleri ve rüzgarın zeytin yapraklarında çıkardığı hafif bir hışırtı... Doğayla baş başa kalmak isteyen kampçılar ve minimalist gezginler, bu noktayı adeta “kutsal topraklar” gibi ziyaret ediyor.
İlginç olan şu ki, koy sadece insanlar için değil, nesli tükenme tehlikesi altındaki Caretta Caretta kaplumbağaları için de güvenli bir liman. Bu yüzden bölgeye gelen herkes, gürültüsüzlük konusunda yazılı olmayan bir sessizlik anlaşmasına uyuyor.
Bölge halkı koyun dijital haritalara işlenmesini bilinçli olarak engelliyor. “Ne zaman bir yer Google’a düşse, betonlaşma başlıyor” diyorlar. Bu yüzden bu cenneti bulmak, biraz da macerayı göze alıp keşfetmek isteyenlere kalmış.