Antalya’nın büyüleyici doğası, sadece kumsalları ve tarihi kentleriyle değil, aynı zamanda efsaneleriyle de dikkat çekiyor. Bu gizemli hikayelerden biri de, Antalya’nın adını taşıyan efsanevi bir adaya dayanıyor: "Antalya Adası."
Efsanelere göre, Antalya Körfezi’nin açıklarında yer alan bu ada, yüzyıllar önce Akdeniz’in sularına gömülmüş bir yerleşim yeriydi. Ada, antik çağlarda hem ticaret hem de savunma amacıyla önemli bir liman rolü üstlenmişti. Adanın tam konumu kesin olarak bilinmese de, Kaş ile Kemer arasındaki batık alanların bu adaya işaret ettiği düşünülüyor.
Hikaye, eski çağlarda burada hüküm süren bir kralın açgözlülüğüyle başlıyor. Kral, zenginliği uğruna tanrılara sırt çevirir ve adada yaşayan halkı ağır vergilerle ezer. Efsaneye göre, tanrılar kralı cezalandırmak için büyük bir deprem gönderir ve ada, görkemli yapılarıyla birlikte denizin derinliklerine gömülür.
Günümüzde, su altı arkeologları ve tarihçiler, Antalya kıyılarında batık şehir kalıntıları bulmaya devam ediyor. Özellikle Kekova gibi alanlar, bu efsanevi adanın izlerini barındırıyor olabilir. Bazı dalış meraklıları, adanın kalıntılarına benzer yapılar gördüklerini iddia ediyor.
Tarihçiler, bu efsanenin, antik Likya uygarlığına ait bir yerleşimle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bu uygarlığın izleri, Antalya çevresinde sıkça rastlanan batık şehirlerde ve kaya mezarlarında kendini gösteriyor.
Antalya’nın bu gizemli adası, efsanevi yönüyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bölgeye düzenlenen dalış turları ve tarih temalı geziler, efsanenin izlerini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.