Hikaye, eski çağlarda burada hüküm süren bir kralın açgözlülüğüyle başlıyor. Kral, zenginliği uğruna tanrılara sırt çevirir ve adada yaşayan halkı ağır vergilerle ezer. Efsaneye göre, tanrılar kralı cezalandırmak için büyük bir deprem gönderir ve ada, görkemli yapılarıyla birlikte denizin derinliklerine gömülür.


Günümüzde, su altı arkeologları ve tarihçiler, Antalya kıyılarında batık şehir kalıntıları bulmaya devam ediyor. Özellikle Kekova gibi alanlar, bu efsanevi adanın izlerini barındırıyor olabilir. Bazı dalış meraklıları, adanın kalıntılarına benzer yapılar gördüklerini iddia ediyor.

Tarihçiler, bu efsanenin, antik Likya uygarlığına ait bir yerleşimle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bu uygarlığın izleri, Antalya çevresinde sıkça rastlanan batık şehirlerde ve kaya mezarlarında kendini gösteriyor.


Antalya’nın bu gizemli adası, efsanevi yönüyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bölgeye düzenlenen dalış turları ve tarih temalı geziler, efsanenin izlerini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Yorumlar (1)
Editör Hakkında