Çanakkale’nin Eceabat ilçesi sınırlarında, boğazın sessiz ve dingin kıyılarında adeta gizlenmiş bir doğa harikası: Mahmutpaşa Koyu. Şimdiye kadar ne kalabalık tatil rotalarında yer aldı ne de sosyal medya akışlarında boy gösterdi. Ancak doğal güzelliği, sakinliği ve berrak deniziyle burası, “keşfedilmemiş bir cennet” tanımını fazlasıyla hak ediyor.
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde yer alan Mahmutpaşa Koyu, hem tarihi dokuların hem de bakir doğanın buluştuğu nadir noktalardan biri. Savaş kalıntılarına ve tarihi yürüyüş rotalarına oldukça yakın olan koy, özellikle kampçılar ve sessizliğin peşindeki doğaseverler için eşsiz bir durak.
Bölgeye ulaşmak biraz zahmetli. Aracınızı belli bir noktada bıraktıktan sonra kısa bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Ancak ulaştığınızda karşılaştığınız manzara ve denizin sakinliği, tüm çabayı unutturuyor. Mahmutpaşa Koyu, motorlu araç gürültüsünden uzak, sadece rüzgarın ve dalgaların sesiyle dinlenebileceğiniz bir yer.
Şu ana dek geniş çapta tanıtılmamış olması, bölgenin doğallığını korumasında en büyük etken. Ne bir şezlong kiralayıcısı ne de bir plaj işletmesi var. Ziyaretçiler yanlarında getirdikleriyle yetiniyor. Bu durum, koyun “kendi haline bırakılmış güzelliği”ni daha da belirgin hale getiriyor.
Çevreciler ise uyarıyor: Mahmutpaşa Koyu’nun geleceği, bilinçli ziyaretçilere bağlı. Herhangi bir koruma statüsü bulunmayan bu özel bölgenin, artan insan hareketliliğiyle zarar görmemesi için duyarlı olunması isteniyor.
Çanakkale'nin kalabalık rotalarından uzak, serin bir deniz, tertemiz bir hava ve huzur dolu bir atmosfer arayanlar için Mahmutpaşa Koyu, tam anlamıyla bir kaçış noktası. Henüz herkesin bilmediği bu saklı cennet, keşfetmeye değer güzellikte.