Ege kıyılarının saklı güzelliklerinden biri olan Delikli Koy, hem doğallığı hem de muhteşem manzarasıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Beyaz kayalıkların ortasında açılmış kocaman bir delik, turkuaz denizle birleşerek adeta bir doğal kemer oluşturuyor. Sabahın erken saatlerinde sanki bir akvaryumda yüzüyormuş gibi berrak suyu, gün batımında ise altın saat ışıklarıyla renk oyunları sunan koy, fotoğraf meraklıları için eşsiz bir rota haline geliyor.
Delikli Koy’un suyu çoğu zaman rüzgârdan etkilenerek hareketli olsa da, rüzgârın durduğu anlarda yüzeyi tamamen duruluyor ve kayaların yansımasıyla ortaya iki katmanlı bir tablo çıkıyor. Altın saatlerde kayaların beyazı altın sarısına çalarken, turkuaz deniz derin bir maviye dönüşüyor. Bu an, deklanşöre basan herkese sosyal medyada çok beğenilecek kareler sunuyor.
Koyun zemini çakıl ve kayalık olduğundan su ayakkabısı ile gezmek büyük rahatlık sağlıyor. Şnorkelle suyun altını keşfetmek isteyenler için buradaki görünürlük neredeyse mükemmel; sabah saatlerinde rengârenk balık sürüleri neredeyse avuç içi kadar net görülüyor.
Doğallığını Korumayı Başarmış Saklı Bir Cennet
Delikli Koy’da şezlong, şemsiye veya büyük işletmeler yok. Bu sessizlik ve sadelik, kalabalıktan uzak bir gün geçirmek isteyenler için büyük avantaj. Kendi yiyecek ve içeceklerinizi getirerek, cüzdan dostu bir gün geçirebilirsiniz.
Koya yakın Alaçatı taş sokakları, Ilıca Plajı’nın bembeyaz kumları ve akşamüstü kafeleri, günü tamamlamak için ideal duraklar sunuyor. Delikli Koy, yalnızca deniz değil; Alaçatı’nın ruhunu içine çeken bir deneyim vadediyor.