Antalya'nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti'nin ihtişamlı tiyatrosu gölgesinde kalan 2 bin yıllık su kemerleri, dönemin mimari dehasını ve zorlu coğrafyayı aşan mühendislik başarısını günümüze taşıyor. Antik dünyanın en nadide yapılarından biri olarak kabul edilen bu kemerler, ziyaretçilere tarihin su yolculuğunu deneyimleme fırsatı sunuyor.
Antalya'nın tarih kokan Serik ilçesinde, sadece görkemli tiyatrosuyla değil, hayranlık uyandıran su kemerleriyle de bilinen Aspendos Antik Kenti bulunuyor. Yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edilen ve Roma İmparatorluğu'nun mühendislik becerisini simgeleyen bu kemerler, o dönemde kentin en temel ihtiyacı olan suyu kilometrelerce öteden getirerek yaşamı mümkün kılan mucizevi bir yapı.
Yaklaşık 1 kilometrelik bir alanda yükselen bu sistem, suyu büyük bir hassasiyetle hesaplanmış eğimler ve basınç teknikleriyle şehre ulaştırıyordu. Uzmanlar, günümüzde dahi zorlu sayılabilecek bu coğrafyada, o dönemin kısıtlı imkanlarıyla bu denli karmaşık bir hidrolik yapıyı kurmanın, su kemerlerini antik Roma mühendisliğinin zirve eserlerinden biri yaptığını vurguluyor.
Çoğu turistin ilgisini tiyatro yapısı çekse de, arkeoloji camiası için Aspendos'un su kemerleri, anıtsal tiyatrosu kadar hatta ondan daha fazla önem taşıyor. Çünkü ayakta kalabilmiş ve özgün yapısını büyük ölçüde koruyabilmiş bu su taşıma sistemleri, antik dünyanın altyapı çalışmalarının ne kadar ileri düzeyde olduğunu gösteren eşsiz birer kanıt.
Su kemerlerinin büyüleyici atmosferi, özellikle fotoğraf ve doğa tutkunlarını Serik'e çekiyor. Yapı, günün her saati farklı bir güzellik sunsa da, gün batımı saatleri adeta bir görsel şölene dönüşüyor. Torosların silueti önünde, batan güneşin turuncu ve altın tonlarına boyanan taş kemerler, kartpostalları aratmayacak eşsiz kareler yakalama imkanı sunuyor. Bu durum, özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında Aspendos'u sadece tarih severlerin değil, manzara avcılarının da gözdesi haline getiriyor.