Antalya'nın zengin tarihi mirasını yansıtan yapılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun yürüttüğü son envanter çalışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Yapılan taramalar sonucu, Antalya genelinde tescilli kültür varlıklarının sayısı artarken, bazı yapılar “eskiden kalma” niteliğiyle öne çıktı. Kentin hem merkezinde hem de kırsalında bulunan bu yapılar, Antalya'nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor.
Antalya Kaleiçi bölgesi, Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinden kalma yapılarıyla adeta açık hava müzesi görünümünde. Özellikle tarihi konaklar, taş evler, çeşmeler ve camiler yapılan çalışmada yeniden değerlendirildi. Yivli Minare Camii, Kesik Minare, Karatay Medresesi gibi yapılar hem mimari hem de tarihi değerleriyle listenin başında yer aldı.
Elmalı, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi ilçelerde yer alan eski ahşap evler, taş yapılar, kiliseler ve köy camileri “eskiden kalma” yapılar arasında değerlendirildi. Bu bölgelerde Osmanlı ve Cumhuriyet’in erken dönemine ait birçok yapı tescillenerek koruma altına alındı.
Özellikle Akseki ve İbradı’daki Düğmeli Evler, özgün mimarileriyle dikkat çekti. Elmalı’daki Abdal Musa Türbesi ve Sinan-ı Ümmi Türbesi ise tarihi ve kültürel önem taşıyan yapılar arasında yer aldı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür Müdürlüğü, bu yapıları turizme kazandırmak için çalışma başlattı. Restorasyon planları hazırlanırken, köylerdeki eski yapılar için yerel halkla iş birliği içinde koruma projeleri geliştiriliyor.
Uzmanlar, Antalya'nın sadece sahilleriyle değil, tarihî derinliğiyle de dikkat çekmesi gerektiğini vurguluyor. Antalya Arkeoloji Müzesi yetkilileri, “Her taşın altında bir tarih var. Yeni nesillere bu mirası anlatmak ve yaşatmak hepimizin görevi,” açıklamasında bulundu.