Kısa ve özlü öğütler içeren anonim söz kalıplarıdır. Antalya yöresinden derlenmiş olan atasözlerinden bazıları aşağıda yer almaktadır.
ANTALYA ATASÖZLERİ
Abdal düğünden, çocuk oyundan hoşlanır.
Aç esner tok gerinir.
Aç kurt yavrusunu yer.
Aldattım diyen aldanır .
Allah isterse, mermere geçirtir dişini; istemezse, muhallebi yerken kırar dişini.
Aman, diyene kılıç kalkmaz.
Arayan bulur inleyen ölür.
Akılsız baş neyler tıraş.
Alçak eşeğe binen çok olur.
Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar.
Az tamah çok ziyan getirir.
Balsız kovanda arı durmaz.
Bana bak bir gözle, bakayım sana iki gözle.
Ben derim bayram haftası, o anlar mangal tahtası.
Beslemeden evlat, sürüntüden sabun olmaz.
Bilenle bilmeyen bir olmaz.
Bir dirhem et bin ayıp örter.
Bugün buldum yerim yarına Allah kerim.
Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
Canı camuş kaymağı isteyen, cebinde dombay taşır.
Ceketini kumaşına göre biç.
Cefa çekmeden sefa sürülmez.
Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
Çok bilen çok yanılır.
Çok koşan çabuk yorulur.
Dağdan gelir dağ adamı, hasta eder sağ adamı.
Danışan dağ aşar danışmayan düz yolda şaşar.
Delisi olan delbeğini çalar.
Dert ağlatır aşk söyletir.
Deveden büyük fil var.
Düğün sesle, ölü yasla olur.
Eğri geminin doğru seferi olur.
Eloğluna yaranılmaz.
El ağzına bakan karısın tez boşar.
El malıyla zenginlik olmaz.
Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
Fazla mal göz çıkarmaz.
Felek kimine kavun yedirir kimine kelek.
Gelen gidene rahmet okutturur.
Gelen kısmetiyle gelir.
Giden gelse dedem gelirdi.
Göz görür gönül çeker.
Güzele bakma huyuna bak.
Güzellerin talihi çirkin olur.
Gurbette taşa yaslanmayan, evdeki hasırın kıymetini bilmez.
Hacı hacıyı Mekke’de, sarhoş sarhoşu tekkede bulur.
Halden anlayana can kurban.
Hastaya çorba sorulur mu?
Hesabını bilmeyen kasap, elinde ne satır kalır, ne masat.
Hırsız anahtar istemez.
Horozu çok olan yerde sabah erken olur.
İcadın anası ihtiyaçtır.
İki el bir baş içindir.
İki su bir ekmek yerini tutar.
İnsan beşer kuldan şaşar.
İnsan dilinden hayvan başından bağlanır.
İş olacağına varır İyi iş altı ayda çıkar.
Kılık kıyafetle adam olunmaz.
Kimi enine çeker kimi boyuna.
Kış gününün hoşluğu ile kadının dervişliğine inanma.
Köpeksiz köye kurt iner.
Kul bunalmayınca Hızır yetişmez.
Kuzguna yavrusu güzel görünür.
Laf torbaya girmez.
Leyleğin ömrü laklakla geçer.
Lokma çiğnemeden yutulmaz.
Mart içeri pire dışarı.
Misafir misafiri istemez, ev sahibi hiç birini.
Mum dibine ışık vermez.
Muhabbet iki baştan olur.
Ne şeytanı gör, ne salavat getir.
Nerde akşam orda sabah.
Oldu olacak kırıldı kör nacak.
Onunla aşık atılmaz.
Ödünç yiyen kesesinden yer.
Ölüm hak miras helal.
Ölme eşeğim ölme yaz gelir yonca biter.
Ölmeden canımı alma, evlenmeden çor-çocuk verme.
Para parayı çeker.
Parasızlık adama her şeyi yaptırır.
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.
Saçak altı kurudur, misafirin yoludur.
Sahipsiz eşeğe binen çok olur.
Sel gider kum kalır.
Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa.
Söylesem söz olur, dokudan bez olur.
Suyun çağlamazından, insanın söylemezinden kork.
Şık şık eden nalçadır, iş bitiren akçadır.
Tavuk bile su içerken göğe bakar.
Tazlayan taza düşer, kel başlı kıza düşer.
Tez binen tez iner.
Tez giden tez yorulur.
Topal ile gezen aksamak öğrenir.
Uma uma dönersin muma.
Uyku geldi bedene, ne mutlu kalkıp gidene.
Ürmesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir.
Var evi Kerem evi, yok evi verem evi.
Varsa pulun cümle alem kulun.
Veresiye şarap içen iki defa sarhoş olur.
Yananla yenen bir şey dayanmaz.
Yiyen bilmez doğrayan bilir.
Yürük at yemini artırır.
Yuvayı yapan dişi kuştur.
Züğürtten sakın geç, zengine dokun geç.