Myra ile antik liman kenti Andriake arasında, şifalı bir su kaynağı üzerine inşa edilen yapının, klasik Roma hamamlarından ya da anıtsal çeşmelerden farklı bir plana sahip olduğu belirlendi. Kazı ekibi, alanın aktif termal kaynaklar üzerinde bulunması nedeniyle çalışmalarını zaman zaman 16,5 derece sıcaklıktaki termal suların içinde sürdürmek zorunda kaldı.


Roma döneminde inşa edilen yapının magnezyum, demir, kükürt ve fosfor bakımından zengin bir termal su kaynağını kullandığı tespit edilirken, çevresindeki sarnıçlar, kemerler ve su kanallarıyla birlikte bir şifa kompleksi olarak işlev gördüğü değerlendiriliyor.


Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, alanın bilim dünyasında uzun süredir bilindiğini ancak çevresindeki sanayi yapıları nedeniyle kazıya başlanamadığını belirterek, “Bu alanı kazmak için 15 yıl bekledim. Sanayi tamamen kaldırılmadan çalışmaya başlamayacağımı söylemiştim. Bu yıl alan temizlendi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında kazılara başladık” dedi.


Çalışmalar sırasında suyun sürekli yükselmesi nedeniyle her gün pompalarla tahliye yapıldığını anlatan Çevik, ortaya çıkarılan yapıların korunması amacıyla alanın çevresine yaklaşık iki buçuk metre yüksekliğinde koruyucu duvar örüldüğünü söyledi.


Uzun yıllar “nymphaion” olarak tanımlanan yapının, kazılar ilerledikçe bu sınıflandırmaya uymadığının anlaşıldığını ifade eden Çevik, “Bu yapı ne klasik bir Roma hamamı ne de bir nymphaion. Doğrudan termal kaynağa dayalı, özgün plan tipine sahip bir Roma dönemi yapısıyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.


Yapının, Demre halkı tarafından ‘Burguç’ olarak bilinen ve günümüzde de şifa amacıyla kullanılan suların ana kaynağı olduğunun anlaşılması ise keşfin önemini daha da artırdı. Kazılar sırasında biri büyük, biri küçük olmak üzere iki havuz ortaya çıkarılırken, havuzların geçmişte mermer kaplı olduğu ve bazı kaplamaların hâlâ yerinde bulunduğu kaydedildi.


Alan şu aşamada güvenlik gerekçesiyle ziyarete kapalı tutulurken, kazıların tamamlanmasının ardından bölgenin bir arkeopark olarak düzenlenmesi planlanıyor. İzleme yolları, teraslar ve çevre düzenlemeleriyle birlikte Myra ve Andriake ören yerleriyle bütünleşmesi hedeflenen projenin, Demre’ye yeni bir kültürel cazibe merkezi kazandırması amaçlanıyor.


Kazı çalışmalarının önümüzdeki yıl da devam edeceği belirtilirken, bölgede Roma dönemine ait başka su yapılarının da gün yüzüne çıkarılmasının beklendiği ifade edildi.

Yorumlar
Editör Hakkında