Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında 6.0 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından gözler yeniden Türkiye'nin güneybatısına çevrildi. Uzmanlar, bölgede art arda yaşanan sarsıntıların Antalya, Muğla ve Denizli gibi kıyıya yakın iller için uyarıcı nitelikte olduğunu belirtiyor.
AFAD verilerine göre, son deprem 18 kilometre derinlikte gerçekleşti. 14 Mayıs'ta aynı bölgede 20.4 kilometre derinlikte benzer büyüklükte bir sarsıntı daha yaşanmıştı. Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), son depremin ardından kısa süreli tsunami uyarısı yayımlayarak riskin boyutuna dikkat çekti.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Ege ve Girit çevresindeki sarsıntıların sıradan olmadığını vurguladı. Pampal, "Bu bölge, volkanik ve sismik olarak oldukça aktif. 2011'de olduğu gibi deprem fırtınaları yaşanabiliyor. Ancak asıl tehlike Girit'in güneyindeki Helen Yayı'nda" dedi.
Helen Yayı, Afrika Levhası’nın Anadolu Levhası altına daldığı tehlikeli bir dalma-batma zonu olarak biliniyor. Pampal’a göre bu hatta meydana gelecek bir deprem, 8 ila 8.5 büyüklüğüne ulaşabilir. Böyle bir senaryoda, Antalya ve çevresindeki kıyı kentleri ciddi risk altında kalabilir.
Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise yaptığı açıklamada, son depremin Helen-Kıbrıs Yayı boyunca Afrika Levhası üzerinde meydana geldiğini ve 73 kilometre derinlikte olduğu için yüzeyde etkisinin sınırlı kaldığını belirtti. Ancak Görür, bu tür depremlerin uyarı niteliğinde olduğunu vurgulayarak, "Levha hareketliliği sürüyor, bu da yeni depremlerin habercisi olabilir" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, özellikle kıyı bölgelerindeki yapı stokunun gözden geçirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Tsunami riski bulunan kıyı şeridi, deprem anında ve sonrasında ciddi güvenlik önlemleri gerektiriyor. Antalya, Muğla ve Denizli gibi bölgelerde yerel yönetimlerin ve afet birimlerinin hazırlıklı olması, olası bir felaketin etkilerini en aza indirebilir.