Burdur Gölü’nde yaşanan su kaybı endişe verici boyutlara ulaştı. Yapılan ölçümler ve gözlemler, gölün yüzey alanının son yıllarda hızla daraldığını, kıyı çizgisinin onlarca metre geri çekildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tabloyu “ekolojik çöküşün habercisi” olarak değerlendiriyor.
Bir zamanlar suyla kaplıydı
Göl çevresinde yaşayan vatandaşlar, yıllar içinde yaşanan değişimi net biçimde gözlemlediklerini belirtiyor. Bir zamanlar suyla kaplı alanların bugün tamamen kuruduğunu söyleyen bölge sakinleri, özellikle yaz aylarında artan toz bulutları ve kötü kokunun yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade ediyor.

Çekilmelerin nedeni ne?
Burdur Gölü’ndeki çekilmenin başlıca nedenleri arasında iklim değişikliği, yağış miktarındaki azalma ve kontrolsüz su kullanımı gösteriliyor. Tarımsal sulama için açılan çok sayıda yeraltı kuyusunun, gölü besleyen su kaynaklarını ciddi şekilde zayıflattığına dikkat çekiliyor. Çevre uzmanları, Burdur Gölü’nün yalnızca bir su kaynağı değil, aynı zamanda endemik türlere ev sahipliği yapan önemli bir ekosistem olduğunu vurguluyor. Özellikle nesli tehlike altında olan kuş türlerinin göldeki yaşam alanlarının daralması, biyolojik çeşitlilik açısından büyük risk oluşturuyor.
Tarım faaliyetleri de baskı altında
Öte yandan göldeki çekilmenin, bölge ekonomisine de olumsuz yansımaları bulunuyor. Balıkçılığın neredeyse tamamen sona erdiği Burdur Gölü’nde, çevredeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri de su krizi nedeniyle baskı altında. Uzmanlar ve çevre örgütleri, Burdur Gölü için acil ve bütüncül bir koruma planı hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Su kullanımının denetlenmesi, vahşi sulamanın önlenmesi ve gölü besleyen kaynakların korunması halinde gölün tamamen kaybolmasının önüne geçilebileceği ifade ediliyor. Burdur Gölü, bugün yalnızca bir çevre sorunu değil; gelecek kuşaklara bırakılacak bir mirasın hızla tükenişi olarak görülüyor. Zaman daralıyor, göl için atılacak adımlar ise her zamankinden daha hayati.





