Gündem

Bu canlı sadece Antalya’da var!

Abone Ol

Antalya’nın Finike ilçesi, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda endemik türleriyle de biyolojik çeşitliliğin gözde merkezlerinden biri.

Finike semenderi (Lyciasalamandra luschani finikensis), yalnızca bu bölgede görülen ve dünya üzerinde başka hiçbir yerde doğal olarak yaşamayan eşsiz bir amfibi türüdür.

Kara (Finike) semenderler (Lyciasalamandra luschani) Salamandridae familyasına aittir ve Batı Akdeniz’de, güneybatı Türkiye ile Yunanistan’daki Meis adasında yaşamaktadır. Doğal habitatları, ılıman ormanlar ve Akdeniz tipi çalılıklar olup, küçük böceklerin ergin, larva ve nimfleri ile solucanlar başlıca besinlerini oluşturur. Boyları genellikle 12-15 cm arasında değişir ve habitat kaybı nedeniyle soyu tehlike altında (VU) olarak sınıflandırılmıştır.

Lyciasalamandra luschani Alt Türleri ve Özellikleri

  • Kaş Semenderi (L. l. basoglui): Karın kısmı açık sarımsı-pembe zemin üzerinde düzensiz kahverengi lekeler taşır. Kuyruk ve uzuvlar kırmızımsı renkte olup küçük siyah beneklidir. En fazla 14 cm boyunda olur ve Kaş, Kekova ile Meis adasında görülür.
  • Finike Semenderi (L. l. finikensis): Karın kısmı koyu kahverengi üzerine grimsi beyaz lekeler taşır, alt yüzey ve kuyruğun yan kısımları et kırmızısı üzerine açık kahverengi lekelerle bezelidir. Dünya üzerinde yalnızca Finike’de yaşamaktadır ve deniz seviyesinden 750 metreye kadar olan alanlarda bulunur. Boyu 12-15 cm’dir.
  • Fethiye Semenderi (L. l. luschani): Karın kısmı parlak kahverengi üzerine sarımsı lekeler taşır, parotidler açık sarı ve siyah beneklidir. Kuyruğu açık sarı ve koyu kahverengi lekelerle kaplıdır. Boyu 13 cm’ye kadar ulaşabilir ve Fethiye ile Patara arasında lokal populasyonlar halinde yaşar.

Koruma ve Önemi

Finike kara semenderi, endemik ve hassas bir tür olması nedeniyle biyolojik çeşitliliğin korunmasında kritik öneme sahiptir. Habitat kaybı, iklim değişikliği ve insan etkisi, türün geleceğini tehdit eden başlıca faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle Finike ve çevresindeki doğal alanların korunması, sadece ekosistem dengesi için değil, aynı zamanda bu eşsiz türün hayatta kalması için de hayati önem taşıyor.