Taşıyla, toprağıyla. Deniziyle, kumuyla dünyanın en güzel şehiri Antalya’nın, Türkiye’nin zirvesi Süper Lig’deki ilk göz ağrısı Antalyaspor..
Uzun zamandır yaşanan sorunlara rağmen ayakta durmayı bilen ve kentin kırmızı-beyaz ahenkini koruyan Antalyaspor, tüm olumsuz havaya rağmen dün ortaya koyduğu birliktelikle moral topladı.
Yoğun eleştiriler, maddi sorunlar, teknik sıkıntılar ve saymakla bitmeyecek dertle mücadele eden Antalyaspor, taraftarıyla birlikte dün yeniden güven verdi.
1966’dan bu yana köklü taraftar gruplarının kol kola verip şehrinin arkasında durması sayesinde, Antalyaspor bu günlere kadar geldi. Özellikle futbolda 12’nci adam olarak bilinen taraftarın galibiyetteki etkisi kesinlikle tartışılmazdı.
Taraftar grupları tarafından son zamanlarda yaşanan sıkıntıların son bulması ve genel olumsuz havadan uzaklaşmak için dün çok güzel bir adım atıldı. 07 Gençlik ve Red Soldiers taraftar grubu maraton tribününü doldurarak 12 numaralı formayı sırtına geçirdi ve takımını son düdüğe kadar aralıksız destekledi.
Tribün liderlerinin elini taşın altına koyup beraberlik çağrısı yaptığı bugünde Antalyaspor taraftarıyla ne kadar güçlü olduğunu da kanıtlamış oldu.
Gönül ister ki Antalyaspor hem maddi hem manevi olarak düzlüğe çıksın ve zirveye oynasın. Bunun için yapılması gerekenlerin başında birlik beraberliğin sağlanması gerektiği dün tribünde doğrulanmış oldu. Kenetlenmiş bir 12 numaranın, ısınmadan maç sonuna kadar takımın arkasında durduğunda neler yapabildiğini gördük.
Ayrıca alınan bu galibiyet son düdükten itibaren birçok kesim tarafından paylaşıldı. Taraftar grubunun birlikteliği de büyük takdir gördü ve kırılma maçı olduğu ifade edilen bu maçtaki galibiyet Antalyaspor'a can suyu oldu.
Ama ben tüm bu olumlu atmosfere rağmen yine de Antalyaspor'un yeterli desteği görmediğini dile getirmek istiyorum.
Özellikle İstanbul kulüplerinin şehrimize geldiğinde stadyumun neredeyse dolması, Antalyalıların şehrimizin takımını nasıl yalnız bıraktığını gözler önüne seriyor. Normal maçlarda bilet fiyatlarının bir yemek parasını bile geçmemesine rağmen tribüne gelmeyen taraftar, büyük kulüpler buraya geldiğinde binlerce lira verip stadyumu dolduruyor. Yetmezmiş gibi bilet fiyatlarına da sitem ediliyor. Umarım herkes elini vicdanına koyup bu konu üzerine biraz düşünür.
Tüm bu yazdıklarımdan sonra son olarak Antalyalılara şunu söylemek istiyorum. Bu açık bir çağrıdır; çocuklarınıza kırmızı-beyaz formayı gururla giydirip tribündeki yerinizi alın. Hem bu kültürü gelecek nesillere aktarın hem de şehrimizin göz bebeği Antalyaspor’u yalnız bırakmayın.