Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği'nin (ANTOB) hazırladığı çalışmada, 2020 ile 2026 yılları arasında bir turistin 1 günlük harcama kalemleri karşılaştırıldı. Buna göre 6 yıl önce ATSO meslek komitesinde yapılan hesaplamada, şehir merkezinde konaklayan bir turistin dışarıda yaptığı kahvaltı, yemek ve eğlence harcamalarının toplamı 770 TL’ye, yani o günkü kurla yaklaşık 80-82 avroya karşılık geliyordu. Alp Özel, o dönem 5 yıldızlı her şey dahil otellerde kişi başı ücretin yaklaşık 130 avro seviyesinde olduğunu, bugün de benzer seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Aynı dönemde şehir merkezindeki toplam harcamanın ise 180 avroya yükseldiğini belirten Özel, artışın avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kat olduğunu söyledi.
Bugün yapılan hesaplamalara göre şehir merkezinde bir turistin konaklama ücretinin 1500 TL'den başladığını belirten Özel,
“Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği, plajı, eğlencesi gibi 2020'deki aynı kalemleri hesapladığımızda 9 bin TL'lik bir fiyat çıkıyor. Bu da yaklaşık 180 avroya denk geliyor. O günden bugüne müthiş bir artışı gösteriyor. Avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kata yakın artış söz konusu. 2020'de esnaf o fiyatlarla para kazanabiliyordu, ama bugün esnaf ve şehir merkezindeki otelciler kazanamıyor"
diye konuştu.

"Şehir ekonomisine zarar veriliyor"
5 yıldızlı otel sayısındaki artışın kent ekonomisine zarar verdiğini belirten Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel,.
"Antalya'da 5 yıldızlı otel sayısı çok fazla ve şehir ekonomisine zarar veriliyor. Aralarında çok ciddi rekabet var. Haddinden fazla yatak kapasitemiz var ve yatak kapasiteleri doldurulmak için fiyatlar aşağı çekiliyor. Karlılıklarından da feragat ediyorlar. Yani neticede esasında para kazanamayıp maliyetine satış yapmak durumunda kalıyorlar. Bu da şehir merkezine turistin gelmesini engellemekte"
dedi.
“Yeni otel yatırımları durdurulmalı”
Küçük ve orta ölçekli şehir otellerinin boş kaldığını vurgulayan Özel, bunun esnafa da doğrudan yansıdığını belirtti. “Şehirdeki esnaf para kazanamıyor. Çünkü eskisi gibi şehirde turist yok. Para döngüsü yok" diyen Özel, arz-talep dengesine dikkat çekti. “Talep sabit kalmakla beraber arzımız katlanarak artıyor. Her yıl görüyoruz ki yeni oteller açılıyor. Buna dur dememiz lazım. Yoksa bu şehir ciddi anlamda büyük bir krize gitmekte. Teşvik ve tahsisin kaldırılması lazım. Antalya gelişimini bu noktada tamamladı" ifadelerini kullanan Özel, teşviklerin turizmin gelişmekte olan bölgelere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Eski tesisler yenilenmeli”
Yeni yatırımlar yerine mevcut tesislerin yenilenmesinin teşvik edilmesi gerektiğini kaydeden Özel,
“Nitelikli turistle buluşması için yapılacak yatırımların teşviki çok daha değerli. Bu kapsamda şehir ekonomisini ayağa kaldırmak zorundayız. Bu şehir çok ciddi kan kaybediyor. Düşük faizli krediler kesinlikle verilmeli. Kadim işletmelere renovasyon kredilerinin çok acil çıkmasını istiyoruz"
dedi.

“Şehir otelleri boş, esnaf zor durumda”
Raporda, küçük ve orta ölçekli şehir otellerinin maliyet baskısı altında kaldığı ve fiyatlarını neredeyse maliyetin altına çekmek zorunda kaldığı belirtildi. Şehir merkezine gelen turistin harcama eğiliminin düştüğü, esnafın cirosunun eridiği ve karlılığın yok olduğu ifade edildi.
Raporda şu görüşlere yer verildi:
“Şehir merkezine gelen turistin harcama eğilimi düşmektedir; nitelikli turist için şehir merkezi cazibesini kaybetmektedir. Esnafın cirosu erimekte, karlılık yok olmakta, geliri büyük oranda turizm olan bu şehirde yoksulluk çarşının ortasında hissedilmektedir. Bu geçici bir mesele değildir. Bu, turizmin kentten koparılmasıdır. Bu, Antalya'nın ekonomik damarlarının yavaş yavaş kurutulmasıdır. Vahşi turizm yatırımlarının, kontrolsüz yeni otel yapma iştahının acilen durdurulması gerekmektedir.
Antalya'da yapılan her yeni otel, her ilave yatak kapasitesi; Antalya turizminin tabutuna çakılan bir çividir. Yatak kapasitemizin kontrol dışı artması altyapı başta olmak üzere Karayolları ve belediye hizmetlerinin artmasına da sebep olmaktadır. Eğer bu gidişat durdurulmazsa; 5 yıldızlı otellerin ışıklı lobileri düşük karlılıkla dolarken, şehir merkezleri karanlıkta kalacaktır. Turizm, yalnızca otel odalarında değil; sokakta, restoranda, dükkanda, kent yaşamının tamamında var olmalıdır.
Aksi halde, vahşi otel yatırımcılarının her şey dahil ile sisteme soktukları ilave yatak kapasitesi en başta şehir otellerini, ardından şehrin esnafını, işletmelerini ve sosyal hayatını, yani koskoca bir şehri yok edecektir. Bu tablo raporlanmalı, yok olan şehir ekonomisini kurtarmak için tüm dinamikler ayağa kaldırılmalıdır."




