Günün ilk Ulusal Yarışma filmi, yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın üstlendiği “Parçalı Yıllar” oldu. Gösterim sonrası düzenlenen söyleşide Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk ile oyuncular Yetkin Dikinciler ve Levent Özdilek seyircilerle bir araya geldi. Film, Türkiye’nin siyasi belirsizliklerle sarsıldığı, Türk sinemasının durma noktasına geldiği dönemde, salonlarda yer bulan erotik filmler dönemine ışık tutuyor. Pulat’ın sinema tarihine nostaljik ama eleştirel bir bakış getiren filmi, izleyicilerden tam not aldı.
“En Güzel Cenaze Şarkıları” kara mizahla ayna tuttu
Günün bir diğer Ulusal Yarışma filmi “En Güzel Cenaze Şarkıları”, kara mizah tonuyla dikkat çekti. Yönetmen Ziya Demirel ve oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Nalan Kuruçim, Ayça Damgacı ve Çağdaş Ekin Şişman, gösterim sonrası seyircilerin sorularını yanıtladı. Birbirinden bağımsız gibi görünen ama giderek kesişen öykülerden oluşan film için Demirel,
“Kimlik dolandırıcılığı, yas sonrası merak ve uzaktan tanımadığınız birine duyulan hisler gibi temalar etrafında gelişti. Seyircinin ortasına düştüğü, kimin kim olduğunu anlamakta zorlandığı bir dünya kurmak istedik”
dedi.
Uluslararası Yarışma’da duygusal bir yolculuk: “The Currents”
Uluslararası Uzun Metraj Yarışma’da izleyiciyle buluşan “The Currents”, sanatçı Lina’nın içsel dönüşümünü özgün bir anlatımla beyazperdeye taşıdı. Gösterim sonrası söyleşiye katılan başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, yönetmen Milagros Mumenthaler’in detaylara verdiği öneme vurgu yaparak,
"Lina’nın hikayesi içsel bir yolculuk. Zorluk, o fırtınayı dışa yansıtmaktaydı”
dedi.
“Keçi 501”: Yaylalarda özgür bir ruhun peşinde
Festivalin son yarışma filmi, Ulusal Belgesel Yarışması’ndan “Keçi 501” oldu. Doğu Karadeniz yaylalarında geçen film, 500 keçinin arasında kendini farklı hisseden “501’inci keçi” Cengiz Taşçı’nın hikayesini anlatıyor. Yönetmen Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterim sonrası izleyicilerle söyleşi gerçekleştirdi.





