Antalya ve Alanya’nın Akdeniz kıyılarında birer Türk limanı haline gelmesi, Anadolu Selçuklu Devleti'nin en güçlü hükümdarları olan I. Gıyaseddin Keyhüsrev ve I. Alaaddin Keykubad dönemlerinde gerçekleşen stratejik fetihlerle mümkün oldu. Bu iki önemli şehir, Selçuklu'nun hem siyasi hem de ticari gücünü zirveye taşıyan kritik hamlelerin sonucudur.

Alanya’nın Türk toprağı haline gelmesi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Akdeniz’e açılma stratejisinin bir parçası olarak gerçekleşti. Bu sürecin ilk adımı, I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in 1207’de Antalya’yı fethetmesiyle atıldı. Antalya’nın alınmasıyla Selçuklular Akdeniz’de ilk kez kalıcı bir limana sahip oldu ve deniz ticaretine açıldı. I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra bu politika, oğlu I. Alaaddin Keykubad tarafından devam ettirildi ve 1221’de Alanya’nın fethiyle taçlandırıldı. Böylece Alanya, Selçukluların deniz ticareti, savunma ve Akdeniz hâkimiyeti açısından en önemli merkezlerinden biri hâline geldi.

Ne yazık ki, büyük Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, İznik Rum İmparatoru Laskaris’le yaptığı Alaşehir Savaşı’nda (1211) şehit düşerek Selçuklu tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

Antalya günlük hava durumu - 16.02.2026
Antalya günlük hava durumu - 16.02.2026
İçeriği Görüntüle

Alanya’nın Fethi (1221): Alaaddin Keykubad'dan "Alâiye" Mirası

I. Gıyaseddin Keyhüsrev’den sonra tahta geçen I. İzzeddin Keykâvus (1211-1220), Anadolu'daki Selçuklu hakimiyetini pekiştirerek 1214’te Karadeniz’deki en önemli liman olan Sinop'u fethetti. Ancak Selçuklu’nun denizcilik ve ticaret gücünü zirveye taşıyan isim, kardeşi I. Alaaddin Keykubad (1220-1237) oldu.

Anadolu Selçuklu tarihinin en büyük sultanlarından biri kabul edilen I. Alaaddin Keykubad, Türk birliğini büyük ölçüde sağladıktan sonra dikkatini Akdeniz'in ticaret güvenliğine çevirdi. Bu amaçla, Antalya yakınlarında bulunan ve Akdeniz ticaretini kontrol eden stratejik bir nokta olan Kolonoros Kalesi'ni hedef aldı.

Sultan Keykubad, 1221 yılında Kolonoros Kalesi’ni fethetti. Fethin ardından buraya kendi adını verdi: Alâiye.

Alâiye: Selçuklu'nun Kış Başkenti ve Donanma Üssü

"Alâiye" (Bugünkü Alanya), Keykubad döneminde adeta bir kış başkentine ve önemli bir donanma üssüne dönüştürüldü. Sultan, buradaki tersanelerde yaptırdığı gemilerle güçlü bir donanma oluşturdu ve deniz gücünü Karadeniz’e de taşıyarak Kırım’daki önemli ticaret merkezi Suğdak’ı bile ele geçirdi (1226). Bu hamleler, Selçuklu’yu tarihte ilk kez hem Akdeniz'de hem de Karadeniz'de etkin bir deniz gücü haline getirdi.

I. Alaaddin Keykubad’ın diğer büyük başarısı, Moğol istilası önünden kaçarak Anadolu'ya gelen ve bölgeyi ele geçirme niyetinde olan Harzemşah Celâleddin ile 1230'da yaptığı Yassıçemen Savaşı’nda kesin bir zafer kazanmasıdır. Bu zafer, Doğu sınırlarını geçici olarak güvence altına alarak Anadolu’yu Moğol tehlikesine karşı tahkim etme fırsatı yaratmıştır.

Antalya (1207) ve Alanya (1221) şehirlerinin fethi, Anadolu Selçuklu Devleti’ni bir "dünya devleti" statüsüne taşıyan, ticaret yollarına hakimiyet sağlayan ve Türk denizciliğinin temellerini atan, stratejik ve tarihi öneme sahip dönüm noktalarıdır.