Adana, tarih boyunca pek çok uygarlığın hâkimiyetine girmiş bir şehir olduğu için farklı dönemlerde farklı isimlerle anılmıştır. En eski kaynaklara bakıldığında bölgenin Hitit metinlerinde Kizzuvatna adıyla geçtiği görülür. Bu adın yalnızca bugünkü Adana’yı değil tüm Çukurova coğrafyasını ifade ettiği anlaşılmaktadır.
MÖ 2. binyılda bağımsız bir krallık olarak varlık gösteren Kizzuvatna, bölgedeki şehirlerin kimliğini belirleyen önemli güçlerden biriydi. Bu nedenle Adana’nın ilk isimlerinden biri olarak Kizzuvatna ismi kayıtlara geçmiştir. Zamanla bölgenin siyasi dengelerinin değişmesi, kültürel etkileşimlerin artması ve yeni egemen güçlerin ortaya çıkmasıyla farklı adlandırmalar da ortaya çıkmıştır. Bu süreçte özellikle Danuna adı ön plana çıkan önemli bir tanımlama olmuştur.
Danuna Adının Tarihsel Yolculuğu
Adana’nın eski isimlerinden biri olan Danuna, antik çağın yazılı belgelerinde farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu adın kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte bölgenin erken dönem halklarından birine işaret ettiği düşünülmektedir. Zaman içinde bu adın ses yapısında değişimler ortaya çıkmış, farklı kültürlerin etkisiyle Danuna adı önce Batana biçimine, daha sonraki yüzyıllarda ise bugünkü Adana adına evrilmiştir.
Bu dönüşüm, Anadolu’nun tarih boyunca sürekli göç alan ve farklı dillerin bir arada yaşadığı bir coğrafya olmasının doğal bir sonucudur. Adana’nın köklü geçmişi, isminin de çağlar boyunca yeniden şekillenmesine neden olmuştur. Bu nedenle Danuna, Adana’nın geçmişini anlamada önemli bir halka olarak görülmektedir.
Antik Dönemde Kullanılan Diğer Adlandırmalar
Bölgenin tarihsel kayıtlarında Adana ve çevresi farklı adlarla da anılmıştır. Adana/Adani ifadesi Hitit belgelerinde karşımıza çıkar ve kentin adının en eski biçimlerinden biri olarak kabul edilir. Bu ifade, Adana’nın kadim çağlarda stratejik bir yerleşim olduğunu ve bölgedeki güçlü devletlerin dikkatini çektiğini gösteren önemli bir kayıttır.
Batana adı da antik kaynaklarda kendine yer bulmuş, özellikle Danuna ile bağlantılı bir dilsel dönüşüm olarak değerlendirilmiştir. Bu farklı adlandırmalar, kentin yüzyıllar boyunca farklı kültürlerle temas ettiğini, her yeni egemenliğin bölgeye kendi terminolojisini taşıdığını göstermektedir. Tarihsel metinlerdeki çeşitlilik, Adana’nın çok katmanlı bir geçmişe sahip olduğunun en önemli kanıtları arasındadır.
Adana Adının Kökenine Dair Mitolojik Anlatımlar
Adana’nın isminin kökeni konusunda tarihçiler ve araştırmacılar arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, mitolojik kaynaklara dayanan bir anlatıdır. Bu görüşe göre şehrin adı gök tanrısı Uranüs’ün oğullarından biri olan Adanus’a dayanmaktadır. Rivayete göre Adanus, bölgeye yerleşen toplulukların lideri olarak kabul edilmiş ve kurduğu şehre kendi adını vermiştir. Hitit tabletlerinde yer alan Adana veya Adani ifadeleri de bu anlatımı destekleyen unsurlar arasında gösterilmektedir.
Eski çağlarda mitolojinin kültürel yaşamda önemli bir yeri olduğu düşünülürse bu görüşün halk hafızasında güçlü bir yer edinmiş olması şaşırtıcı değildir. Bu nedenle Adana isminin mitolojik kökenli olabileceğine dair görüş bugün bile gündemdeki yerini korumaktadır.
Coğrafi Yapıya Bağlanan İsim Teorisi
Adana adının kökenine ilişkin ikinci önemli görüş, bölgenin coğrafi özelliklerine dayanmaktadır. Adana, Toros Dağları ile çevrili geniş bir düzlüğün içinde yer alır. Bu yapının bir tür doğal çukur görünümü oluşturduğu düşünülmüş ve bu nedenle bölge için adan kökünden türeyen bir adlandırmanın kullanıldığı ileri sürülmüştür. Bu değerlendirme, antik dönem halklarının çoğu zaman yerleşim yerlerine çevresel özelliklere göre isim vermesiyle de uyumludur. Bu bakış açısına göre Adana adı, bölgenin topografyasını yansıtan doğal bir tanım niteliği taşımaktadır.
Her iki görüş de birbirinden çok farklı olsa da Adana’nın adı konusunda kesin bir yargıya ulaşmak mümkün olmamaktadır. Tarih boyunca farklı dillerde, farklı kültürlerde değişen bir isim yapısı bulunduğu için Adana’nın adının tek bir kaynağa bağlanması zor görünmektedir.




